KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2012/8275 E., 2013/1368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
1.251 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.12.2011 gün ve 499/743 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı Hazine vekili, davalılara ait 229 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımlarına ilişkin tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasını talep etmiş, davalılar vekili davanın reddini savunmuş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nce 17.09.2008 tarihinde hükmün onanmasına ilişkin verilen karar, davalılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine ortadan kaldırılarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak 06.05.2010 tarihinde hak düşürücü süre yönünden davanın reddine dair verilen karar, Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nce 29.11.2010 tarihinde onanmıştır. Hazine vekilinin karar düzeltme talebi üzerine ise hüküm sadece yargılama masrafı yönünden bozulmuş, verilen karar esas yönünden kesinleşmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılama masraflarının Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın esas yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle esasa ilişkin olarak “karar vermeye yer olmadığına” karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 06.05.2010 tarihinde, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine ilişkin verilen karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nce onanmıştır. Nitekim Mahkemece de temyize konu kararda, bu husus belirtilerek esas yönünden karar verilmemiştir. Hüküm esas yönünden kesinleşmiş, artık kesin hüküm haline gelmiştir. Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dahil olmak üzere bütün Mahkemeleri bağlar. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olduğundan, tarafların iradesine bağlı değildir.
Hukuki güvenlik ve yargı erkine güven kesin hüküm müessesesi ile sağlanır. Hukuki güvenlik ilkesi; hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koşulu olup, mevcut emredici hukuk kurallarının herkese eşit şekilde ve düzgün bir şekilde uygulanmasını da içeren bir ilkedir. TC. Anayasa’sının 2. maddesi’nde, Cumhuriyetin nitelikleri sayılırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Hukuk Devleti olduğu vurgulanmıştır. Hukuk devleti kişilerin hukuki güvenliğini sağlayan bir devlettir.
Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Hukuk devleti hukuk kurallarının onu koyanlar da dahil olmak üzere, her kişi ve kuruluşu bağlamasını ifade eder. Hukuk devleti kavramının özünü devlet organlarının hukuka bağlılığı yani, yönetimin eylem ve işlemlerini hukukun içinde kalarak yerine getirmesi oluşturmaktadır.
TC Anayasa'sının 36. maddesi; “Herkes ….. adil yargılanma hakkına sahiptir.”hükmünü içerir. Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma başlığı taşıyan 6. maddesinde; “Herkes …. davasının ….. hakkaniyete uygun …… olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.” denilmektedir.
Adil yargılanma hakkının en önemli alt kavramlarından birisi, silahların eşitliği ilkesidir. Yargılamada taraflar arasında adil, hakkaniyete uygun bir denge kurulması gerekir.
Anayasa’nın 2. maddesiyle benimsenen hukuk devletinde, hukuki güvenliği sağlayan bir düzen kurulması asıldır. Böyle bir düzende Devlete güven ilkesi vazgeçilmez temel unsurlardandır. Hukuk Devletinde yasama, yürütme ve yargının hukuka bağlı olması gerekir. Yargısı hukuka bağlı olmayan bir devlette vatandaşların kendilerini güvencede hissedebileceklerini söylemek mümkün değildir.
Hukuk devletinde bireyler devlete güven duyabilmeli aynı şekilde devlette bu güveni vatandaşa verebilmelidir.
Kesin hükme saygı uluslararası hukuk düzenine özgü hukukun genel ilkelerinden biri olarak da kabul görmektedir. Eğer bir hukuk sistemi içerisinde yargının verdiği ve bağlayıcı olan bir kesin hüküm işlevsiz bir duruma getirilmiş ise adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden söz edemeyiz.
Somut olayda, Mahkemece verilen karar esas yönünden, Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nce onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece de temyize konu kararda esas yönünden bir hüküm kurulmamıştır. Kesin hüküm gücü kazanan bir kararın, kamu düzeni gerekçesiyle bozmaya konu edilmesi, aksine, kamu düzenini bozacak bir sonuç yaratır. Bu durum, uluslararası hukuk düzeninde kabul görmüş ilkelere, TC. Anayasası’nın 2. maddesinde belirtilen Hukuk Devleti ilkesine, hukuki güvenlik ilkesine, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder. Devlete ve yargıya güveni ciddi bir şekilde sarsar. Ayrıca uluslararası yargı sürecinde de Devleti zor durumda bırakır. Açıkladığım nedenlerden dolayı sayın çoğunluğun, bozmaya yönelik görüşlerine katılmıyorum.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8275, K. 2013/1368, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama