İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8352 K.2012/12144

... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının reddine dair Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.04.2012 gün ve 401/201 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi…

Esas2012/8352Karar2012/12144Tarih11 Aralık 2012Okuma6 dk · 1.254 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/8352 E., 2012/12144 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali, tescil ve alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.254 kelime·6 dk okuma

... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının reddine dair Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.04.2012 gün ve 401/201 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, tapuda davalıların miras bırakanı ... adına kayıtlı 1126 ada 166 parselde bulunan 1, 7, 8, 27 ve 28 numaralı bağımsız bölümlerin evlilik içinde edinilmesinde davacıların miras bırakanı ...’ın katkısı olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5 parça bağımsız bölüme ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, bu mümkün olmazsa mal rejiminin tasfiyesi sebebiyle 8.000 TL katılma alacağının, bağımsız bölümlerin kişisel mal sayılmaları halinde ise bu değer artış payının 09.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davacıların ... mirasçısı olmadıklarını, saklı payları bulunmadığı, davacıların miras bırakanı Mehmet’in 2005 yılında, davalıların miras bırakanı Kadire’nin ise 2007 yılında öldüğünü ve Mehmet’in intifa hakkının ölümle son bulduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacıların murisi Mehmet’in davalıların murisi eşi Kadire’ye yaptığı anlaşılan tasarrufun bağış niteliğinde olduğundan davacıların katkı payından doğan alacaklarının hesaplanmasına imkan bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacıların murisi Mehmet ile davalıların murisi Kadire 1955 yılında evlenmiş, Mehmet’in 09.01.2005 tarihinde ölümü ile aralarındaki mal rejimi sona ermiştir. Davacılar ise ...’ın kardeşi ile kardeşinin çocuklarıdır. ...’ın ölümü sonrası eşi Kadire’de 23.04.2007 tarihinde ölmüş, geride mirasçı olarak ilk eşi Ali’den olma çocukları davalılar kalmıştır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği Mehmet’in 09.01.2005 ölüm tarihine kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m).

Dava konusu beş parça bağımsız bölümün bulunduğu 1126 ada 166 parselin 760/4720 payının intifa hakkı ...’a, çıplak mülkiyeti ise ...’a ait iken 10.09.1998 tarihi itibarıyla üzerine bina inşa edilerek kat irtifakı tesis edildiği, dava konusu beş parça bağımsız bölümün de yine çıplak mülkiyeti ..., intifa hakkı ise ...’a ait olmak üzere 10.09.1998 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dosya kapsamına göre dava, mal rejiminin ölüm sebebiyle tasfiyesi gereği tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir. Bu davaların çözümü 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi 4721 sayılı TMK.nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK.nun 118-395 md.) kaynaklanan bütün davalara Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır.Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur.

Dava 13.08.2010 tarihinde Aile Mahkemesine açılmış, Kadıköy 2.Aile Mahkemesinin 17.03.2011 tarih 2010/720 Esas 2011/293 Karar sayılı ilamı ile davanın eşlerin ilk evliliklerinden olma çocukları arasında cereyan eden muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkin olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin nöbetçi Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, temyiz edilmeden 24.06.2011 tarihinde kesinleşen karar sonrası dosya davacılar vekilinin süresinde başvurması ile Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

Ekte bulunan dosyada aynı konuda Aile Mahkemesine açılan ve aynı taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Aile Mahkemesinin 29.04.2008 tarih 2007/565 Esas 2008/365 Karar sayılı ilamı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu açıklanarak görevsizlik kararı verilmiştir.

Davacılar vekilinin temyizi üzerine Yüksek Yargıtay (1.) ve (2.) Hukuk Daireleri arasındaki görev ihtilafı Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 25.12.2008 tarihli kararı ile talebin muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilerek, temyiz isteğinin inceleme görevinin Yüksek Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait olduğu belirlenmiştir.

Temyiz incelemesi sonunda Yüksek Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.03.2009 tarih 2008/12941 Esas 2009/267 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı onanmıştır.

Onama ilamı sonrası dosya kendisine gelen Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.10.2009 tarih 2009/222 Esas 2009/267 sayılı kararı ile davacının davası reddedilmiş, kararın temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.01.2010 tarih 2009/12678 Esas 2010/281 Karar sayılı ilamı ile davanın HUMK.nun 193. maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hüküm bozulmuş, davacı tarafın karar düzeltme isteği de aynı daire tarafından reddedilmiştir.

Bozma ilamına uyularak Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.07.2010 tarih 2010/317 Esas 2010/317 sayılı kararı ile davacının davasının HUMK.nun 193.maddesinde öngörülen 10 günlük sürede görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığından açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm 09.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25.maddesinde (6100 sayılı HMK.nun 21 ve 22.maddeleri) aynen “…İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtay'ca belirlenir. Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtay'ca verilen merci tayini kararları ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar denilmektedir.”

Buna göre; iki mahkemenin aynı dava hakkında ayrı ayrı görevsizlik kararı vermiş olmaları ve bu görevsizlik kararlarının temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması halinde, iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olur. Bu durumda uyuşmazlığıngiderilmesi için merci tayini yoluna başvurulur. Buradaki görev uyuşmazlığı adli yargıya dahil adliye mahkemeleri arasındadır.

Bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise, bu görevsizlik kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığına ve ilk mahkemenin görevli olduğuna karar verebilir. İkinci görevsizlik kararı da temyiz edilmeksizin kesinleşirse, hukuk mahkemeleri yönünden görevli mahkeme merci tayini yolu ile (bölge adliye mahkemeleri henüz kurulmadığından) Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından kesin olarak belirlenir.

Bu yargı yeri belirlenmesi kararı davaya daha sonra bakacak olan tüm mahkemeleri bağlar. (HUMK.nun 25.m., HMK.nun 23.m)

Buna karşılık, ikinci görevsizlik kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay ikinci görevsizlik kararını onamış ise, ikinci görevsizlik kararında görevli olarak gösterilen mahkeme bu kararla bağlıdır. İkinci halde yani sonraki mahkemenin verdiği görevsizlik kararının Yargıtay'ca bozulması ve ikinci mahkemenin bu bozmaya uyması halinde bu mahkeme davayı görmeye devam eder. Yani artık görevsizlik kararı veremez. (Prof.Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001. C.1 s.659 vd.)

Az yukarıda yazılı hukuki düzenlemeler ile gerek eldeki gerek ekteki dosya kapsamları birlikte değerlendirildiğinde eldeki dosyada evvelce Aile Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğinden Daireyi bağlamaz. Diğer yandan ekteki dosyadaki görevsizlik kararı da temyiz edilmeden kesinleşmiş oluşu, netice itibarıyla açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve hiç açılmamış sayılması, temyiz incelemesinin de Dairemiz tarafından yapılmaması sebepleri ile görev yönünden Dairemizi bağlayıcı bir yönü bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalar karşısında talebin mal rejiminin ölüm nedeni ile sona ermesinden kaynaklandığı gözetilerek davaya Aile Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinin dikkate alınması ve mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması ve davacının talebi hatalı şekilde nitelendirilerek işin esasına yönelik hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4.

(HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8352, K. 2012/12144, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8352
Karar No
2012/12144
Tarih
11 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/8353 K.2012/27621
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/8353 K.2012/9166
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/8353 K.2012/28177
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8353 K.2012/11653
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/8354 K.2012/14957
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/8354 K.2012/10170

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.