Davacı dava dilekçesinde; 130 ada 1 parsel ve 131 ada 1 parsellerin babası tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, babasının 1962 yılında ölümüyle mirasçılar arasındaki taksim sonucu kendisine intikal ettiğini, yurt dışında bulunması nedeniyle taşınmazların birkaç yıl ekilemediğini, bu nedenlerle kadastro sırasında ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile, 131 ada 1 parsel kapsamında kalan teknik bilirkişilerin 22.08.2011 tarihli krokisinde C harfi ile gösterilen 7.715,80 m2'lik bölümün ve 130 ada 1 parsel kapsamında kalan aynı krokide A harfi ile gösterilen 2.039,22 m2'lik bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kalan bölümlerinin davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; davaya konu 130 ada 1 ve 131 ada 1 parseller "ham toprak" vasfı ile senetsizden 11.10.2005 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, tutanaklar itirazsız olarak 28.03.2006 tarihinde kesinleşmiş ve aynı tarihte Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Nizalı taşınmazların kadastro tespitinde belirlenen niteliğine göre mahkemece uyuşmazlığın çözümü amacıyla hava fotoğrafından yararlanılmamıştır.
Bilindiği üzere, bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının tespit tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihinden geriye doğru 20–30 yıl öncesine ait (1975-1985 yılları arası) en az iki farklı tarihe ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla üç boyutlu olarak incelenmesi gerekir. Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde, arazinin üç boyutlu görüleceği, taşınmazın sınırlarının belirlenebileceği ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabileceği görülecektir.
Mahkemece yapılacak iş; ziraat mühendisi, kadastro fen bilirkişisi, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle yukarıdaki açıklamalar gereğince iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığının usulüne uygun şekilde Harita Genel Komutanlığından sorularak getirtilmeli, stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği ve kullanım süresinin ne zaman başladığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi sözleri, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli,
taşınmazın niteliği ve tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ile süresi ayrı ayrı tespit edilmeli ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.