İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/875 K.2012/7570

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair .... Aile Mahkemesinden verilen 23.02.2011 gün ve 157/194 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2012/875Karar2012/7570Tarih18 Eylül 2012Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/875 E., 2012/7570 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2012
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katkı payı alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair .... Aile Mahkemesinden verilen 23.02.2011 gün ve 157/194 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde. 1182 (düzeltme ile 1187) ada 6 sayılı parsel ile Akın Cad.

59/3 Yenimahalle/Ankara adresindeki taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, vekiledeninin otuz yıldan beri Almanya’da araba yedek parçası fabrikasında çalıştığını, davalının ev hanımı olduğunu, dava konusu taşınmazların parasının tamamının vekiledeni tarafından ödendiğini, davalının hiçbir katkısının olmadığını ancak dava konusu yerlerin vekiledeninin “davalıya olan sevgisi ve güveninden” dolayı davalı adına tescilinin yaptırıldığını, son yıllarda vekiledeninin gelirinde düşme olduğunu,

eşi ile arasında tartışmalar başladığını ve en son boşandıklarını açıklayarak vekiledeninin katkısının belirlenmesi ile katkısı oranında taşınmazların vekiledeni adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 YTL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... ( ...) vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususlarla bağlı olduğunu, davayı değiştirme yasağı gereği talep sonucunun ve dava sebebinin değiştirilmesini peşinen kabul etmediklerini, taşınmazların davacı tarafından davalıya hibe edildiğini, ...Caddesindeki taşınmazın üçüncü şahıs adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, tapu iptali ve tescil istendiğinden kayıt malikinin de davada yer alması gerektiğini, bu nedenle bu istek yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istediklerini, bu taşınmazın vekiledeninin babası tarafından kredi çekmek suretiyle alındığını,

halen kredi borcu ödemesinin devam ettiğini, vekiledeninin evlilik süresince çocuklara baktığını, eşi gibi vekiledeninin de çalıştığını, diğer taşınmazın arsa niteliğinde bulunduğunu, Akın Caddesindeki taşınmazın daha önce vekiledeni tarafından biriktirilen para ile alındığını, Akyurt’daki arsanın ise evlilik öncesi çalışması sırasında biriktirdiği para ile edinildiğini, Akın Caddesindeki taşınmazın vekiledeni tarafından üçüncü şahsa satıldığını daha sonra bu satışa üzülen babası tarafından kredi çekilmek suretiyle üçüncü şahıstan geri alındığını, davacının katkısının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazların davacı tarafından davalıya bağışlandığını, davacı tarafından BK.nun hükümleri çerçevesinde bağışlamadan dönme şeklinde bir iradenin ileri sürülmediğini, bağışlanan taşınmazların alımı sırasında kullanılan ve davacı tarafından karşılanan paralar nedeniyle katkı payı istenilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 743 sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.

Taraflar 30.12.1979 tarihinde evlenmiş, Almanya Frankfurt Aile Mahkemesinde 31.12.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabul ile sonuçlanması ve 11.04.2007 tarihinde kesinleşmesiyle eşler boşanmış, tanımaya ilişkin kararın ise, 28.05.2008 tarihinde kesinleştiği ve böylece tarafların boşandığı belirlenmiştir. Boşanma kararı nüfus kayıtlarına işlenmiştir.

Bu durum karşısında eşler arasında evlenme tarihi olan 30.12.1979 tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, eşler başka bir mal rejimini seçmediklerinden 01.01.2002 tarihinde boşanma davasının açıldığı 31.12.2004 tarihine kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.m.202, 4722 sayılı Kanun m.10/1). Eşler arasındaki mal rejimi TKM.nin 225/2. fıkrası uyarınca 31.12.2004 tarihinde sona ermiştir.

Mahkemece, mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmazlar her ne kadar davacının parası ile alınmış ise de, davalıyı yapılan bağış niteliğinde bulunduğunu ve bağıştan rücu konusunda herhangi bir davanın açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık konusu 1187 ada 6 sayılı imar parselinin esası kadastronun 38 ada 3 sayılı parseli olup, arsa niteliğiyle 21.08.1996 tarihinde, 8087 ada 35 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin ise, 22.07.1997 tarihinde eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı tarafından üncü şahıslardan satın alınmak suretiyle edinildikleri belirlenmiştir.

8087 ada 35 sayılı parselde bulunan 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler önce davalı tarafından 30.03.2004 tarihinde tapuda yapılan satış ve devir ile ...’e intikal ettiği, daha sonra 26.08.2005 tarihinde ise, davalının babası olduğu anlaşılan ... tarafından Sitemkar’dan geri satın alındığı saptanmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmazların vekil edeninin evlilik öncesi çalışmalarının karşılığı olan para ve evlilik sırasında çalışarak biriktirdiği paralarla satın alındığını savunmuş, davacı vekili ise, dava dilekçesi ile sonraki beyanlarında vekil edeninin otuz yıldan beri Almanya’da çalıştığını davalının ev hanımı olduğunu bir çalışmasının bulunmadığını, vekil edenine ait paralarla taşınmazların alındığını belirterek katkı oranında iptal ve tescil olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere katkı payı alacağının hüküm altına alınmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili, dava dilekçesinde; “… dava konusu taşınmazların parasının tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, davalının hiç katkısının olmadığını ancak, taşınmazların müvekkilinin davalıya olan “sevgisi ve güveninden” dolayı davalı adına tescilinin yaptırıldığını…” açıklamıştır. Bağışı çağrıştıracak başka bir kavram, kelime veya söze dosya kapsamında rastlanılmamıştır.

Davalıya olan sevgisi ifadesi bağışı çağrıştırmakta ise de, yanında kullanılan ve bağlacı ile bağlanan “güveninden” ibaresi ise, bağışı çağrıştırmamaktadır. Ailede eşlerin birbirlerine olan karşılıklı güvenleri esastır. Bedelinintamamının davacı tarafından karşılandığı yönündeki ibare de bağışı çağrıştırmamakta gerek bu ibareyle ve gerekse eşine olan sevgisi ibaresiyle davacıda bağış kastı ve iradesinin bulunduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.

Karşılıklı güven; gerek örf ve adet, aile bütünlüğü kavramı ve gerekse olağan yaşam koşulları gereği eşin birinin diğerine para intikal ettirmek suretiyle mal edinilmeleri mümkündür. Bunda bağış iradesi ve kastının olduğu sonucuna varmak oldukça güçtür. Yurtdışında çalışmanın ve olanaklarının yarattığı bir sonuç olarak düşünülmelidir.

Bu nedenlerle davanın mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen taşınmazlardan kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı alacağına ilişkin bulunduğuna bu konuda bir uyuşmazlık da söz konusu olmadığına göre iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin eksiksiz toplanması, her iki tarafın da var ise, çalışmalarına ait bilgi ve belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması veya yurt dışında bulunan belgeler bakımından taraflara süre ve imkan tanınmak (elden yetki verilmek) suretiyle getirtilip dosya arasına konulması, tarafların kişisel harcamalarının kişisel gelirlerinden düşürülmesi,

743 sayılı TKM.nin 152. maddesi ve davacı eş açısından gözönünde bulundurularak tarafların, ayrı ayrı katkı payı oranları ile katkı alacaklarının uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanması, oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu bağış olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/875, K. 2012/7570, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/875
Karar No
2012/7570
Tarih
18 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/877 K.2012/19786
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/878 K.2012/18408
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/879 K.2012/6120
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/879 K.2012/28047
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/879 K.2012/18414
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/880 K.2012/7510

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.