İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8901 K.2012/10419

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki dava hakkında Kurşunlu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.05.2011 tarih ve 132/34 sayılı hükmün Dairenin 08.05.2012 gün ve 7670/3987 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı tarafından süresinde…

Esas2012/8901Karar2012/10419Tarih13 Kasım 2012Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/8901 E., 2012/10419 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki dava hakkında Kurşunlu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.05.2011 tarih ve 132/34 sayılı hükmün Dairenin 08.05.2012 gün ve 7670/3987 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında kendisiyle davalılar adına elbirliği mülkiyet şeklinde tespit ve tescil edilen 126 ada 146 sayılı parselin esasen babası ...'ndan kaldığını, onun zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, ölümü ile ve yapılan paylaşım sonucu kendisine düştüğünü, ancak, tespit ve tescil yapıldığı sırada taşınmazın eşi ..’ın babası ...oğlu ...’dan kaldığı gerekçesiyle elbirliği mülkiyet halinde tapunun oluştuğunu belirterek anılan parselin tapu kaydının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan ...oğlu ...’ın mirasçıları ... ve... 14.7.2010 ve 01.10.2010, murisin oğlu ...ten olma mirasçılarından ...,..,...,... ve ... ise 4.3.2010 tarihli yargılama oturumlarında davacı ...'nin açtığı davanın doğru olduğunu, dava konusu yerde haklarının bulunmadığını ve davayı kabul ettiklerini açıklamışlar ve beyanlarını imzalarıyla onaylamıştır.

Davalı ...’ya dava dilekçesi yöntemine uygun bir biçimde tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya da cevap vermemiştir.

Mahkemece, “….Ümmühan dışındaki davalıların davayı kabul ettiklerini, taşınmazın davacıya ait olduğunu açıkladıklarını, keşifte dinlenen kişilerin dava konusu yerin davacının babası Şaban Memişoğlu'na ait olduğunu bildirdiklerini, ancak kardeşleriyle aralarında yaptıkları anlaşma uyarınca bu yerin kendisine kaldığını, davacı tarafından açıklandığını,

TMK.nun 676/3. maddesi uyarınca paylaşma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini bu kamu hükmü karşısında davacının miras payının aşımına dair bir yazılı belge sunmadığını böylece davacının davasını ispat edemediği kanaatine varıldığını…” gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine 126 ada 164 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmesi ve hükmün davacı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.05.2012 tarih ve 2011/7670 Esas, 2012/3987 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.

Davacı

...bu sefer 14.06.2012 tarihli karar düzeltme dilekçesiyle Dairenin onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, TMK.nun 676/3. maddesi uyarınca ...ve diğer mirasçılar arasında babaları ...'ndan gelen terekenin paylaşımının yazılı biçimde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davada mahkemece aktif dava koşulu üzerinde durulmadığı gibi sonuca ulaşmak bakımından araştırılması gereken birçok hususun da göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu 126 ada 164 sayılı parsel 6.4.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında muris ...oğlu ...’dan kaldığı gerekçesiyle belgesizden ...mirasçıları adına verasette iştirak biçiminde tespit ve tescilinin yapıldığı kadastro tutanağının 24.7.2006 tarihinde kesinleşmesiyle mirasçıları adına tapu kaydının oluştuğu belirlenmiştir. Davacı ise dava dilekçesinde söz konusu taşınmazın kayın pederi ...oğlu Bayram’dan değil, babası Mustafa oğlu ...'ndan kaldığı gerekçesiyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Bu nedenle açıklanan bu iddia karşısında 126 ada 146 sayılı parselin tüm kayıt malikleri bakımından iptal ve tescil isteğinde bulunduğunun kabulü gerekir.

Her ne kadar davacı ... babasının terekesinin paylaşımı sonucu taşınmazın kendisine kaldığını bildirmiş ise de, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar kısmen taşınmazın ...'ndan kaldığını açıklamışlar, ancak paylaşım konusunda bilgilerinin olmadığı ifade etmişlerdir. Saptanan bu durum karşısında ölü Mustafa oğlu ...’nun terekesi TMK.nun 701 ve 702. maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir.

Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. Bu tür mülkiyette bir veya birkaçının tek başına üçüncü kişilere karşı aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyetleri bulunmamaktadır. Çünkü TMK.nun 702. maddesinde elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Davada bir tasarrufi işlem olup tüm mirasçılar birlikte üçüncü kişilere karşı dava açmak durumundadırlar.

Gerçekten dava konusu parsel ...'ndan kalmış ve satış, bağış, paylaşım ya da miras payının devri sonucu davacıya intikal etmiş ise davanın bulunduğu bu haliyle yürütülmesi ve aşağıda belirtilecek eksikliklerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Dava konusu yer satış, bağış, paylaşım veya miras payının devri suretiyle davacıya kalmadığının saptanması halinde ise davacının tek başına terekeye dahil bir taşınmaz için üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi düşünülmelidir. Zira ...oğlu ... ve mirasçıları ...’nun terekesine karşı üçüncü kişi durumunda bulunmaktadır.

Öte yandan, TMK.nun 676. maddesi uyarınca tapulu taşınmazlarda (kadastro öncesi de tapulu olacak) miras payının devri ve paylaşımı bakımından yazılı şekil aranmaktadır. Dava konusu taşınmaz kadastro öncesi tapusuz olup, bu tür taşınmazlar bakımından yazılı paylaşım sözleşmesi ya da miras payının devri sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacı kadastrodan önceki zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunduğuna göre 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15/3. fıkrası uyarınca bu tür iddiaların her türlü deliller kanıtlanması mümkündür.

O halde mahkemece yapılacak iş; yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede mahkemece tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri konusunda herhangi bir süre ve iman verilmediği gibi verilen keşif ara kararı da yöntemine uygun bir biçimde verilmiş bir ara kararı olarak kabul edilemez. Zira keşif ara kararında yerel bilirkişi ve tanıkların ne şekilde çağrılıp dinleneceği konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.

Bir yerel bilirkişi, iki davacı tanığı dinlenmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Genel mahkemelerde açılan davalarda taraflarca hazırlama prensibi geçerli olup, hakim, iddia ve savunmayla bağlı olduğundan kendiliğinden tespit bilirkişisi ya da tanık dinleyemez. Bu bakımdan kendiliğinden çağrılıp dinlenen tespit bilirkişilerin beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması usule aykırıdır.

Bu nedenle öncelikle tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri konusunda süre ve imkan tanınması, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK.nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri dava konusu yerin gerçekten tespitte kabul edildiği gibi ... oğlu ...’dan mı, yoksa iddiada ileri sürüldüğü gibi ...'ndan mı kaldığı hususunun yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması,

teknik bilirkişinin krokisinde A harfiyle gösterilen yerin ...ndan, B harfiyle açıklanan taşınmaz bölümünün ise ... oğlu ...’dan kalıp kalmadığını aynı biçimde hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, davayı kabul edenlerin beyanları mahkemece değerlendirilmesi ve görüşünün ortaya konulması, ondan sonra toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi yönünde bozma yapılması gerekirken, maddi yanılgı sonucu hükmün onanması doğru değildir.

Davacı ...’ın karar düzeltme isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairenin maddi yanılgıya dayalı 8.5.2012 tarih 2011/7670 Esas, 2012/3987 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 43,90 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8901, K. 2012/10419, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8901
Karar No
2012/10419
Tarih
13 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/8902 K.2012/23401
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8902 K.2012/10414
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/8902 K.2012/9760
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/8903 K.2012/15066
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8903 K.2012/11062
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/8903 K.2012/44211

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.