İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/10621 K.2013/9724

... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 05.06.2012 gün ve 323/600 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş…

Esas2013/10621Karar2013/9724Tarih20 Haziran 2013Okuma7 dk · 1.408 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/10621 E., 2013/9724 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2013
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katılma alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.408 kelime·7 dk okuma

... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 05.06.2012 gün ve 323/600 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Konut Yapı Kooperatifi'ne davalı kocanın üye olduğunu, vekil edeni ile davalı arasında TMK'nun 256. ve devamı maddeleri gereğince 01.01.2002 tarihinden itibaren mal ortaklığı rejiminin devam ettiğini, bu rejime göre davalının üyesi bulunduğu kooperatif hissesinin edinilmiş mallar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ....

Aile Mahkemesi'nin 2007/ 21 Esas ve 2009/50 Karar sayılı ilamı ile tarafların boşandıklarını açıklayarak 10.000,00 TL harca esas olan mal ortaklığı nedeniyle sonradan edinilmiş mallardan davalıya ait kooperatif payının boşanma nedeniyle tasfiyesiyle ½’sinin vekil edenine verilmesi isteğinde bulunmuş, 10.04.2012 tarihli harçlı ıslah dilekçesiyle;

davacının öğretmen olduğunu, davalı tarafından edinilen kooperatif evine vekil edeninin % 50 oranında olduğunu, 10.000,00 TL'den davayı açtıklarını, taşınmazın karar tarihine yakın sürüm bedelinin 80.000,00 TL olarak tespit edildiğini, buna göre davanın ıslah edilerek 30.000,00 TL arttırılmak suretiyle 40.000,00 TL'ye çıkartıldığını açıklayarak bu miktarın davalıdan tahsiline ve dava tarihinden itibaren reeskont faiz yürütülmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili 27.03.2009 tarihli cevap dilekçesiyle; vekil edeninin kooperatife üye olduğunu ve kura çekimi sonucu konut edindiğini, babası ...’e ait evi ipotek etmek suretiyle kooperatif evi için 30.000,00 TL konut kredisi çektiğini, bu bedeli hemen kooperatif başkanlığı hesabına yatırdığını, toplam ödenecek miktarın 56.712,60 TL olduğunu, her ay vekil edeninin maaşından 945,21 TL kesilerek kredi ödemesi yapıldığını, ayrıca kooperatife yapılacak ara ödeme nedeniyle evlilik öncesi alınan ... plakalı 1986 model aracın 15.000,00 TL‘ye satıldığını, kooperatif ödemesi için kullandığını, bundan ayrı vekil edeninin silahını 2.000,00 TL’ye sattığını, evin sonradan çıkan borcuna ödediğini, ...

Şubesi'nden 6.000,00 TL tüketici kredisi çektiğini, kooperatif evinin fayans, mutfak dolabı, vestiyer, taban döşemesi, boya, badana, duvar alçı, duvar kağıdı gibi giderlerine harcadığını, tüm bu ödemelerin vekil edeni tarafından yapıldığını, banka kredi borçlarının bulunduğunu, davacının katkısının olmadığını, iddianın haksız ve dayanaksız olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, “… kooperatif üyeliğinin davalı tarafından 24.12.2004 tarihinde satın alındığını, edinilmiş mal olduğunu, davacının öğretmen, davalının ise subay olarak görev yaptığını, bu nedenle her ikisinin de eve katkılarının olduğunu, ...

Bankası'na ait dosyaya sunulan dekonttan anlaşıldığı üzere davacının babasının 29.04.2005 tarihinde 6.000,00 TL‘yi davalı ... adına havale ettiğini, yine davacının davalının çekmiş olduğu 35.000,00 TL krediyi davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, sonuç olarak edinilmiş mal olarak kabul edilen toplam 49.598,54 TL katkı parası olarak hesaplanan bedelin ½ paya isabet eden 24.799,27 TL‘nin karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline…” karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından taşınmazın sürüm değeri 80.000,00 TL tespit edildiği halde,

bunun ½'si olan 40.000,00 TL bakımından hüküm kurulması ve istek tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği görüşü ile, davalı vekili tarafından ise, hükmedilen miktarın fahiş olduğu, vekil edeni tarafından çekilen krediler ile aracın bedelinin ve boşanma dava tarihinden sonra ödenmesi gereken borçların hesaplamada göz önünde tutulmadığı gerekçesiyle temyiz etmişlerdir.

Dava, yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde TMK'nun 202, 218, 219, 229, 231, 232, 235, 236 ve 239. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan hukukçu bilirkişi raporu dosya kapsamındaki gerçekleri yansıtmadığı ve hesabın yanılgılı bir şekilde yapıldığı belirlenmiştir.

Taraflar 31.10.1999 tarihinde evlenmişler, 09.11.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 07.05.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Taraflar arasında, evlendikleri 31.10.1999 tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, taraflar sözleşmeyle başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 12.03.2007 tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TKM. m. 202, 4722 s.K.m.10) Taraflar arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. fıkrası uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.

Uyuşmazlık konusu, kooperatif üyeliği davalı tarafından edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde 24.12.2004 tarihinde satın alınmış ve 27.02.2005 tarihinde çekilen kura ile 7 nolu bağımsız bölümün davalıya düştüğü belirlenmiştir. Taşınmaz edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğinden, davacının çalışıp- çalışmamasının sonuca bir etkisi olmayıp, kural olarak edinilmiş mal borcu olan ve çekilen krediler ile kişisel maldan yapılan katkıların hesaplamada göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Davacı vekili, her ne kadar davacının babası tarafından davalıya havale edilen 6.000,00 TL’nin kooperatif borçlarına harcandığını belirtmiş ise de gerek dava dilekçesinde ve gerekse ıslah dilekçesinde bu borcun ileri sürülmediği ve istekleri arasında yer almadığı, sadece dekontun dosya arasına konulduğu anlaşılmıştır. Bu para ile ilgili olarak harcı yatırılmak suretiyle açılmış bir istek ve dava bulunmamaktadır. Şayet Baba bu parayı davacı kızına bağış amacıyla davalıya göndermiş ise zamanaşımı süresi kapsamında bunu ayrı bir

dava ile değer artış payı olarak isteme olanağı bulunmaktadır. Bu nedenle, bu paranın hesaplamada göz önünde tutulması olanağı bulunmamaktadır. Ancak, baba kızına parayı borç olarak göndermiş ya da davalı damadına borç olarak vermiş ise dava dışı baba tarafından genel mahkemede açılacak bir dava ile davalıdan isteyebilir. Bu sebeple mahkemece bu farklılığın araştırılması gerekir.

Dosya kapsamında bulunan ...’a ait hesap ekstralarına ve taksitlendirme cetveline göre 22.02.2005 tarihinde davalı ... tarafından anapara olarak 35.000,00 TL kredinin çekildiği, 60 taksit halinde ödenmesi öngörüldüğü ve faizi ile birlikte 56.712,60 TL’nin ödenmesi gerektiği belirlenmiş olup, boşanma davasının açıldığı 09.11.2007 tarihine kadar 32/60 taksitin edinilmiş mallardan (tarafların gelirlerinden) ödendiği, 28/60 taksitin ise boşanma davasının açıldığı ve mal rejiminin sona erdiği 09.11.2007 tarihinden sonra davalının kişisel malından karşılanması gereken para olup davalının kişisel malı olarak göz önünde tutulması gerekir.

Yani 28/60 taksit karşılığı para davalı adına tapuda kayıtlı bulunan bağımsız bölümden kaynaklanan edinilmiş malın pasifi (borcu) olduğu konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. Bu bakımdan 28/60 taksit karşılığı olan edinilmiş malın borcunun boşanma dava tarihinden sonra davalı tarafından ödeneceği gözetilerek karşılığının karar tarihine yakın bir tarihte hesaplanacak taşınmazın sürüm değerinden edinilmiş malın borcu ( pasifi olarak ) düşürülmesi gerekir.

Bu konuda TMK'nun 219, 229, 231, 232, 235 ve 236. maddelerinin hesaplamada göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ancak 20.01.2012 tarihinde taşınmazın sürüm değeri 80.000,00 TL olarak belirlenmiş ise de bu değer güncelliğini yitirdiğinden verilecek karar tarihine yakın bir tarihteki sürüm değerinin TMK'nun 232 ve 235/1. fıkrası gereğince yeniden uzman bilirkişi veya kişiler aracılığıyla saptanmalıdır.

Bundan ayrı evlilik öncesi 03.08.1998 tarihinde edinilen 06 BH 601 plakalı aracın 08.04.2005 tarihinde davalı tarafından 3. kişiye satılarak edinilen paranın davalı tarafından kooperatifin ara taksitlerine ödendiği bu hususun davacının babası ... ’ın 16.06.2011 tarihli yargılama oturumunda alınan beyanı ile sabit bulunduğundan davalının kişisel malı olarak hesaplamada gözetilmesi gerekir.

Ne var ki 08.04.2005 tarihinde 3 kişiye satılan ... plakalı aracın satış tarihindeki değerinin mahkemece belirlenmediği saptanmıştır.

Bu nedenle söz konusu 1986 model aracın 3. kişiye satış tarihi olan 08.04.2005 tarihindeki sürüm değerinin konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla saptanması, gerçek satış bedelinin belirlenmesi, 15.000,00 TL olup olmadığının ortaya çıkarılması ve bu paranın davalının kişisel malı olduğu gözetilerek hesaplanacak artık değerden düşürülmesi, yani TMK'nun 236/1. fıkrasının son cümlesi gereğince takas ve mahsubun yapılması gerekmektedir.

Öte yandan, davalı vekili vekil edeninin tabancasını satarak bu kişisel maldan gelen parayı da kooperatif taksitlerine harcadığını bildirmiş ise de bu yöndeki savunmalarını kanıtlamadıkları dosya kapsamı ile sabittir. Yine 06.07.2007 tarihinde boya, badana vb. işler için çekilen tüketici kredisinin edinilmiş mal olması ve taksitlerinde edinilmiş maldan karşılanmış olması nedeniyle hesaplamada göz önünde tutulması doğru değildir. TMK'nun 6 ve 222/1.maddesi gereğince herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Söz konusu kredi taksitlerinin kişisel maldan karşılandığı kanıtlanamamıştır.

Dosya arasında bulunan taşınmazın edindiği Kooperatif Başkanlığından gönderilen 29.04.2011 tarihli yazıya göre 29.04.2011 tarihine kadar davalı tarafından 57.575,00 TL‘nin kooperatife ödendiği, kalan borcun toplam 10.000,00 TL olduğunun açıklandığı, Dairenin geri çevirmesi üzerine aynı Kooperatif Başkanlığından gelen 10.05.2013 tarihli karşılık yazılarında ise boşanma davasının açıldığı ve mal rejiminin sona erdiği 09.11.2007 tarihine

kadar 57.575,00 TL’nin davalı tarafından ödendiği, 31.12.2012 tarihine kadar ödenen toplam miktarın ise 63.925,00 TL olduğunun açıklandığı, bu durum karşısında boşanma dava tarihinden sonra kalan borcun (kredi borcu dışında) 6.350,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu çelişki üzerinde durulması böyle bir borç var ise bunun da davacının kişisel malından karşılandığı esasından hareketle hesaptan indirilmesi düşünülmelidir.

Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedilmesini istemiş ise de TMK'nun 239/son fıkrası gereğince tasfiyenin sona erdiği tarih kararın verildiği tarih olduğundan karar tarihinden itibaren edinilmiş mallar bakımından yasal faize hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu nedenle bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.

Taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 594,00'er TL peşin harcın istek halinde davacı ve davalıya iadesine 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/10621, K. 2013/9724, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10621
Karar No
2013/9724
Tarih
20 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/10622 K.2013/18960
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/10623 K.2013/10135
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/10624 K.2013/12392
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/10625 K.2013/12511
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/10626 K.2013/10849
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/10626 K.2013/8531

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.