KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/12941 E., 2014/652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/03/2013
- Numarası
- 2013/109-2013/244
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz istemleri yerinde değil ise de ;
Yunanistan uyruklu alacaklı Şirket tarafından, borçlu şirket aleyhine, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatılmış, takibin kesinleşmesi ve satış aşamasına gelinmesi üzerine, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurarak, süresinde satış istenmediği ve yabancılık teminatı alınmadığından bahisle takibin iptali isteminde bulunmuştur. Mahkemece, süresinde satış istendiğinden takibin düşmediği ve yabancılık teminatı şikayetini yedi günlük şikayet süresi içinde ileri sürmediği gerekçesiyle reddine karar vermiş, borçlu vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
İİK'nun 150/e maddesinde; alacaklının, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde isteyeceği aksi halde takibin düşeceği düzenlenmiştir. 6352 sayılı Yasa'nın Geçici 10. maddesi gereğince, kesinleşen işlemlere 01.01.2013'de yürürlüğe giren İİK'nun 153/a maddesi uygulanamaz.
Şikayete konu takip dosyası incelendiğinde, 05.10.2011'de başlayan taşınır (gemi) rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte 07.10.2011'de ödeme emrinin tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin bu tarihe göre bir yıl içinde (16.03.2012 de) satış talep ettiği ve takibin düşmediği anlaşılmaktadır.
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki 5718 sayılı Kanun'un 48. maddesinde; Türk Mahkemesi'nde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda oldukları, yine 2.fıkrasında; Mahkemenin, davayı açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutacağı hükmü yer almaktadır.
Bu durumda mahkemenin, yukarıda açıklandığı üzere takibin düşmediğine dair gerekçesi ve kararı yerinde ise de, takibi yapan alacaklının Yunanistan uyruklu yabancı tüzel kişi olduğu ve yabancılık teminatı hususunun resen ve süresiz olarak nazara alınıp incelenmesi gerektiği gözetilmeden, şikayetin süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/12941, K. 2014/652, 20 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama