Davacılar vekili, muris ...'un 27.07.2005 tarihinde ölümü ile mirasçı olarak geriye davalılar ile vefat eden eşi Ulufer'in kaldığını, davaya konu taşınmazların muris ...... ait olduğunu, davalılar ile davacıların anneleri ...... muris ..... mirasçıları olduklarını, davalıların muris .... intikal eden hisselerini ..... haricen devrettiklerini ve bedellerini aldıklarını, .... de 04.02.2009 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacıların kaldığını, davalıların hisselerini devretmeleri için davacılar tarafından şifahi olarak çağrılmalarına rağmen hisse devrinin gerçekleşmediğini, en son .....
25.Noterliği'nin 29.06.2010 tarihli ihtarnamelerine, ... 13. Noterliği'nin ...... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini açıklayarak davaya konu taşınmazlarda davalıların hisselerinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davadaki iddianın dayanaktan yoksun bulunduğunu, davalı müvekkilinin muris .... mirasçısı olduğunu ve devir yapmadığını, davacı tarafından böyle bir talepte bulunulmadığını, para ödenmediğini davalı müvekkilinin ..... ikamet ettiği dönemlerde, . işlerini takip etmesi için eniştesi .. vekaletname verdiğini, bu vekaletnamenin kullanılarak taşınmazların kiraya verildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...’e, dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, duruşmaya gelmediği gibi bir cevap da vermemiştir.
.....
Mahkemece, ...... mahallesi 2807 ada 227 parsel ile.....2556 ada 1045 parselde, baba.... ile anne ...'dan..... intikal eden 1/3 hisseye ilişkin tapu kaydının her iki parselden ayrı ayrı iptal edilerek keza bu payların aynı şekilde ayrı ayrı dosyada mevcut ....Hukuk Mahkemesi'nin 2009/93 sayılı veraset belgesindeki hisseleri uyarınca davacılar adına tapuya tesciline, davacı tarafın ... (.....) hakkında açtığı davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm reddedilen bölümü bakımından davacılar vekili, kabul edilen bölümü bakımından ise davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilmiştir. HUMK'nun 432.maddesi hükmüne göre temyiz süresi onbeş gündür. Aynı Kanun'un 434.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Somut olayda, hüküm davalı ...’e 13.02.2013 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş, davalı ... tarafından verilen temyiz dilekçesi 01.03.2013 tarihinde hakimlikçe havale edilmiş, alınması gerekli temyiz harçları da aynı tarihte tahsil edilmiştir. Hükmün tebliğ tarihi ile harçların alındığı tarihe kadar onbeş günlük temyiz süresi geçmiş bulunmaktadır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemi geçersizdir. Davalı ...’in temyiz isteminin sürenin geçmiş olması nedeniyle HUMK'nun 432/4.maddesi hükmü uyarınca REDDİNE,
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava miras payının devri hukuki sebebine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece, takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacılar tarafından davalı ...’a ait miras payının satın alınmasına dair herhangi bir yazılı belge ibraz edilemediğine, tapulu taşınmazlarda miras payının devri için yazılı belge ibraz edilmesi geçerlilik koşulu olup davalının yemin etmesi halinde dahi bu yemin ile bedelin alınıp alınmadığı hususunu ispatlayacağına,
davada bedel değil tapu iptali ve tescil istendiğine göre davacılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün redde ilişkin bölümünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.
(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna ve 2.004,75 TL peşin harcın da istek halinde davalı ...'e iadesine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.