Davacı alacaklı vekili, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11639 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... İcra Müdürlüğü’nün 2010/3925 sayılı Talimat dosyasında yapılan 02.09.2010 günlü hacze konu menkullerin takip borçlusuna ait olduğunu, üçüncü kişi ve borçlu şirketlerin aynı yerde birlikte çalıştığını, 01.08.2009 tarihli protokol uyarınca davacı şirketin alacaklılardan mal kaçırmak için kuruluşunun kararlaştırıldığını, bu sırada borçlu şirket ortağının kardeşi olan ... isimli kurucu ortağın borçluya ait makine ve kalıpları getirdiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, haczedilen eşyaların üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, davalı şirketin kurucu ortağı olan ve borçlu ile bağı bulunan ... isimli ortağın şirkete getirdiği makinelerin hacizli olduğunun anlaşılması üzerine ortaklıktan çıkarıldığını ve getirdiği makineleri de götürdüğünü, 2009 yılına ait süresi geçmiş çekler kullanılarak danışıklı icra takibi yapıldığını, davacı alacaklının mülkiyet karinesinin aksini kanıtlamakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, 01.08.2009 tarihli protokol uyarınca borçlu şirketin ortağı Nusret’in kardeşi ... ile birlikte üçüncü kişi şirketin kuruluşunun kararlaştırıldığını, aynı protokol kapsamında ... ... tarafından enjeksiyon makineleri ve profil kalıplarının getirilmesinin kararlaştırıldığını, dava konusu hacizli malların borçluya ait bu eşyalar olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: davalı üçüncü kişi şirketin 03.08.2009’da kurulduğu ve borçlu şirket ile 28.08.2009–03.11.2009 arasında ticari ilişkisinin bulunduğu, aynı zamanda borçludan alacaklı olduğu, bilirkişi incelemesi sırasında davalı üçüncü kişi şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapılmadığının belirlendiği, borçlunun ticari kayıtlarının ise temin edilemediği için incelenemediği, üçüncü kişi şirketin bir başka takip dosyasında borçluya ait enjeksiyon makinelerini kesinleşen ihalede satın aldığı, ancak bunların mahcuzlarla aynı eşyalar olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı,
davacı şirketin eski ortağının aralarındaki protokol gereğince getirdiği makineleri ortaklıktan ayrıldıktan sonra götürdüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.