İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/15275 K.2014/9068

T.. Ü.. ve N.. Ü.. ile F.. C.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.02.2013 gün ve 306/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde…

Esas2013/15275Karar2014/9068Tarih9 Mayıs 2014Okuma4 dk · 837 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/15275 E., 2014/9068 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2014
Mahkemesi
Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
07/02/2013
Numarası
2010/306-2013/71
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

837 kelime·4 dk okuma

T.. Ü.. ve N.. Ü.. ile F.. C.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.02.2013 gün ve 306/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; 111 ada 9 sayılı parselin paylı mülkiyete tabi olduğunu, vekil edeninin bu taşınmaz üzerinde üç katlı bina yaptığını, binanın yapıldığı alanın 500 m2 büyüklüğünde bulunduğunu açıklayarak parselde vekil edeni tarafından yapılan binanın işgal ettiği 500 m2'lik yerin tapudan ayrılmasını ifrazen tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 29.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tamamen ıslah ederek binanın tapu kaydında gözükmediğini, bu nedenle 500 m2 üzerinde kurulu 3 katlı bina bakımından tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescil, bu olmadığı takdirde binanın vekil edeni tarafından yapıldığını tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh düşülmesine, buda mümkün bulunmadığı takdirde ortaklığın giderilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

Davalı R.. Ü.. davayı kabul etmediğini, 2000 yılında anlaştıklarını ve taşınmazı taksim ettiklerini, açılan davanın anlaşmaya aykırı olduğunu ve delillerini bildirmesi için süre istediğini açıklamıştır. Dahili davalı F. Ü. aynı doğrultuda beyanda bulunmuştur.

Mahkemece, yargılamanın 07.02.2013 tarihli yargılama oturumunda; ortaklığın giderilmesi davasının eldeki davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, tapu iptali ve tescil isteği ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesi yönündeki isteğin esastan reddine, karar verilmesi üzerine hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, dava konusu parsel üzerinde yapılan 3 katlı bina bakımından iptal ve tescil, olmadığı takdirde söz konusu binanın davacılar tarafından yapıldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmesinde, usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ortaklığın giderilmesi davasını ise bu dosyadan ayırmak suretiyle ayrı bir dava konusu yapıldığında bu konuda hüküm kurulmaması da doğrudur.

Ancak, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, kadastro tespitinden sonra yapılan 3 katlı binanın davacılara ait olduğunun tespiti ile tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi yönündeki isteğin reddine karar verilmesi doğru değildir. Dava konusu 111 ada 9 sayılı parselin kadastro tespiti 31.08.2008 tarihinde yapılmış olup, kadastro tutanağı 24.02.1989 tarihinde kesinleşmiştir.

Dosya arasında bulunan orijinal kadastro paftası üzerine işaret edilen ve tapu kütüğünde yer alan kargir iki katlı ev ile teknik bilirkişi S. D.’in düzenleyip dosyaya sunduğu 11.06.2012 tarihli kroki üzerinde yer alan ve dava konusu yapılan 3 katlı binanın eski ve tapu kütüğünde yer alan ev olmadığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu yapılan 3 katlı bina dosyadaki bilgi ve belgelere göre az önce yapılan saptamaya göre kadastro tespitinden sonra yapıldığı böylece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. fıkrasında yer alan 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi bulunmadığı görülmektedir. TMK'nun 1009 ve devamı maddesinde hangi hususların tapu kütüğüne şerh verileceği ve 1012. maddesinde hangi konuların tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılacağı açıkça belirtilmiştir.

Bu konudaki mahkemenin görüşü hiç şüphesiz doğrudur.

111 ada 9 sayılı parselin tapu kaydı üzerinde yapılan incelemede; tarafların miras bırakanı C. Ü. adına 8/16, çocukları Tahsin, Nail, Refik ve N.. Ü.. adlarına ise 2/16'şar payın bulunduğu ve paylı mülkiyete tabi bir taşınmaz olduğu, tapu kaydı ile sabittir. Paydaşlardan Tahsin ve N..

Ü.. dava konusu taşınmaz üzerinde 3 katlı bina yaptıkları ve bu binanın kendileri tarafından yapıldığının tespiti ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılması yönündeki istekleri gözetildiğinde böyle bir dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğunun kabulü gerekir. Nitekim açtıkları ortaklığın giderilmesi davası tefrik edilmiş olup, ayrı bir esasa kaydı yapılarak yürütüldüğü dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır.

Hukuk Genel Kurulu'nun 07.05.1986 tarih ve 1985/1-281 Esas, 1986/490 Karar sayılı kararında; “… evin kendisine ait olduğu konusunda tapu kütüğüne şerh verilmesi mümkün değil ise de beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekir….” denilmektedir. 8. Hukuk Dairesi'nin uygulaması da bu yöndedir. (8. Hukuk Dairesi 26.06.2012 tarih ve 2012/6360 Esas, 2012/6512 Karar sayılı kararı, Yargıtay Kararlar Dergisi Aralık 2012 sayısında yayımlanmıştır.)

Kural olarak, Hukuk Genel Kurulu kararı ile Daire uygulaması gözönünde tutulduğunda isteğin incelenmesi gerekmektedir. Ne var ki, mahkemece verilen keşif ara kararı usule uygun bulunmamaktadır. Islah dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiştir.

Bu bakımdan mahkemece yapılacak iş yöntemine uygun bir biçimde hak ve borçları gösterecek şekilde keşif ara kararının verilmesi, yerel bilirkişi ve tanıklara HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacılar tanıklarının dinlenilmesinden vazgeçmediği mahkemece de bir gerekçe gösterilmeksizin dinlenmeyen davacı tanıklarını ayrı şekilde çağrılıp dinlenilmesi, 3 katlı binanın kim ya da kimler tarafından yapıldığının yerel bilirkişi ve tanıklara sorular yöneltilmek suretiyle açıklığa kavuşturulması,

dava genel mahkemelerde görülmekte olup, taraflarca hazırlama prensibi geçerli olduğundan ve mahkeme tarafların gösterdiği tanık ve delillere bağlı bulunduğundan resen tespit bilirkişilerinin dinlenilmesinin usule uygun olmadığının düşünülmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde geri verilmesine 09.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/15275, K. 2014/9068, 9 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15275
Karar No
2014/9068
Tarih
9 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/15277 K.2014/9101
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/15278 K.2014/9061
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/15281 K.2014/5810
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/15282 K.2014/7082
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/15283 K.2014/6621
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/15286 K.2014/10535

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.