KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/19081 E., 2014/19518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.10.2012 gün ve 256/357 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Dava boşanmış eşler arasında görülen evlilik birliğinin devamı süresi içinde 01.01.2002 tarihinden önce iktisap edilmiş taşınmaz nedeni ile açılmış katkı payı alacağı davası niteliğindedir. Tarafların 1988 yılında evlendikleri; dava konusu davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazın 1995 yılında iktisap edildiği davacının öğretmen/memur davalının ise hizmetli/memur olarak bir süre Türkiye de çalıştıktan sonra davalının 1990 yılında ...'da işçi olarak çalışmaya başladığı, daha sonra da davacının iki üç yıl sonra ...'ya davalı kocasının yanına gelip onunda çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.
Mahkeme taşınmazın dava tarihindeki taşınmazın değerinin 50.000,00 TL olduğunun davacının katkı oranını ise %75 olduğu benimsenerek davacı yararına taleple bağlı kalınarak 35.000,00 TL katkı payı alacağına hükmedilmiştir.
Mahkemece, tarafların bildirdiği delillere göre delil toplanmış ancak edinme tarihinden önceki taraf gelirleri tam olarak tespit edilememiştir. Ancak edinme öncesinde tarfların her ikisininde gerek Türkiye'de gerekse ...'da çalıştıkları açıktır. Tarafların gelirlerinin kıyasına ilişkin tanık beyanları soyut olup, bir kısım belgeyle desteklenmemektedir.
Bu durumda davacının katkısı sabit olduğuna göre; katkı payı alacağı ikame tazminat niteliğinde sayılması gerektiğinden; alacak miktarının (katkı payı oranının) BK.md.42(Yeni TBK md.50) gözetilerek hakkaniyete uygun olarak tayini gerekir. Toplanan delillerden edinmeye tarafların katkısının eşit oranda kabul edilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece bu orana uygun olarak 25.000,00 TL için talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, fazlaya hükmedilmesi kanımca isabetsiz olmuştur. Bu nedenlerle, hükmün açıkladığım yönde karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyorum. 30.10.2014
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/19081, K. 2014/19518, 30 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama