KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/19277 E., 2013/18684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İİK'nun 40/1. fıkrasına göre takibe konu ilamın bozulması ile icra muameleleri olduğu yerde durur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise; bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulup da aleyhinde icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hale iade olunur.
Somut olayda; ...
4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/317-333 Esas-Karar sayılı ilamına dayalı olarak başlatılan ilamlı takipte anılan kararın Yargıtay Dairesi'nce bozulmasından sonra bozma ilamına uyularak verilen 2009/4-39 Esas- Karar sayılı ilamının Yargıtay tarafından yeniden bozulması üzerine İcra Müdürlüğü'nce 22.07.2009 tarihinde takibin durdurulmasına karar verilmiş, Mahkemece 03.11.2011 tarih, 2011/162-254 Esas- Karar sayılı ilam ile önceki kararda ısrar edilmiş, bu karar dosyaya ibraz edilerek, alacaklının talebi üzerine,
12.12.2011 tarihinde icra takibinin ve borçlunun üçücü kişilerdeki alacakları üzerine konulan hacizlerin devamına karar verilip, tahsilatlar yapılarak, alacaklıya ödenmiş, borçluya hesap özeti gönderilmiştir.
Borçlu vekili, icra Mahkemesi'nden dayanak ilamın bozulması sonrası Mahkemece, yeni bir karar verilmeyip, önceki kararda ısrar edildiği için takibe devam edilemeyeceğinden bahisle, hacizlerin kaldırılmasını, dosyaya giren paraların alacaklıya ödenmemesini ve takibin durdurulmasını istemiştir. Borçlunun İcra Mahkemesi'ne yaptığı bu başvurusu, İİK’nun 40. maddesine dayanmakta olup, anılan başvuru İİK’nun 16/2 maddesi gereğince, süresiz şikayete tabidir.
Bu durumda; Mahkemece, borçlunun şikayetinin esasının incelenerek, sonuca gidilmesi gerekirken, süre aşımından reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/19277, K. 2013/18684, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama