İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/1931 K.2014/54

N.. A.. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.10.2012 gün ve 303/415 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya…

Esas2013/1931Karar2014/54Tarih13 Ocak 2014Okuma5 dk · 1.058 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/1931 E., 2014/54 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ocak 2014
Mahkemesi
Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
16/10/2012
Numarası
2011/303-2012/415
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.058 kelime·5 dk okuma

N.. A.. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.10.2012 gün ve 303/415 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekilleri dava dilekçelerinde, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 118 ada 1 sayılı parselin dilekçeye ekli krokide gösterilen kısmı bakımından tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile Hazine adına tapuda kayıtlı 118 ada 1 sayılı parselin içerisinde teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 06.04.2012 tarihli rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen kısım bakımından tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın davacının dedesinden babasına ondan da vekil edenine intikal ettiğini, aralıksız çekişmesiz 100 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğunu bildirmişler ise de; dededen babaya, babadan da davacıya intikal şekli konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamışlar, keşifte dinlenen bir yerel bilirkişi ile 03.07.2012 tarihli yargılama oturumunda resen alınan ara kararı gereğince dinlenen yerel bilirkişilerin beyanlarında da dava konusu yerin davacının dedesinden babasına, ondan da davacıya geçtiğini bildirmişler, ancak, davacıya intikal şekli konusunda hiçbir beyanda bulunmadıkları anlaşılmıştır.

Dava konusu yer davacının dedesinden babasına, babasından da kendisine geçtiği ve intikal şekli konusunda herhangi bir bilginin de elde edilemediği anlaşıldığına göre dededen intikal eden taşınmazın TMK'nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Elbirliği mülkiyetinde, mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı tescili istenen taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur.

TMK'nun 702. maddesi gereğince, tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Davada bir tasarrufi işlem olup, tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açmaları zorunludur. Davacı vekilleri dava dilekçelerinde, dilekçeye ekli krokide işaretlenen kısmın vekil edeni adına iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.

Tereke adına yani murisin tüm mirasçıları adına iptal ve tescil isteğinde bulunmadıklarına göre kural olarak, başka mirasçıların bulunması halinde bir davacının terekeye dahil bir taşınmaz için tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma aktif sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmamaktadır.

Bu nedenle, öncelikle taşınmazın kendisinden kaldığı iddia edilen dedeye ait veraset belgesinin alınması için davacıya süre ve imkan tanınmalıdır.

Şayet, dededen kalan taşınmazlar tüm mirasçılarının katılımıyla yapılan paylaşım sonucu davacının babasına ve onunda terekesinin paylaşımı ile satış yada bağışla davacıya intikal etmiş ise, davanın bulunduğu bu haliyle yürütülmesi ve aşağıda belirtilecek eksikliklerin yerine getirilmesi zorunludur.

Dededen intikal eden taşınmazın paylaşılmadığı saptandığı takdirde terekenin elbirliği hükümlerine tabi olduğu ve alınacak veraset belgesine göre davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu gözetilerek davacının da tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti olmadığı gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi düşünülmelidir.

Mahkemece, kazanma koşulları ve süresinin davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede; sadece bir yerel bilirkişi ile mahkemece alınan ara karar gereğince kendiliğinden çağırıp yargılama oturumunda dinlendiği iki tespit bilirkişisinin beyanı ile yetinilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Zilyetlik maddi olaylardan olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/1. maddesi uyarınca yerel bilirkişi, tanık ve her türlü delille kanıtlanması mümkündür.

Mahkemece, tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri için kendilerine süre ve imkan tanınmadığı gibi (davacı taraf tanık deliline dayanmıştır) yerel bilirkişi listesinde üç kişi olduğu halde bir tek kişinin beyanı ile yetinilmesi de doğru değildir. Diğer iki bilirkişinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden dinlenilmemesi de usule aykırıdır.

Ayrıca, verilen keşif ara kararı da usul ve kanuna aykırı olup, tanıkların ne şekilde dinleneceği konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bundan ayrı, genel mahkemelerde açılan davalarda taraflarca hazırlama kuralı geçerli olup, onların gösterdiği delillerle mahkeme bağlı olduğundan kendiliğinden, tarafların gösterdikleri tanık ve deliller dışında tespit bilirkişilerinin çağrılıp dinlenilmesi doğru görülmemiştir.

Bu nedenle mahkemece, tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri için kendilerine süre ve imkan tanınması, dava konusu 118 ada 1 sayılı parselin toplam 180046 m2 büyüklükte bir yer olduğu ve ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği, bu bakımdan taşınmazın niteliği konusunda duraksama söz konusu olduğundan dava konusu parsele komşu 142 ,143,119/1,102/1 ve ayrıca Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek birleşik pafta üzerinde belirlenecek diğer komşu ada ve parsele ait kadastro tutanakları ile bu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtları bulundukları yerlerden getirtilerek dosyaya eklenmesi,

yeniden yapılacak keşifte teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla komşu kayıt ve belgelerin zemine uygulanması, dava konusu taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, davetiye ile gelmedikleri takdirde aynı Kanun'un 245. maddesinin gözetilmesi, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenilmeleri, ham toprak niteliğiyle tespit ve tescil edilen taşınmazın ne şekilde davacıya intikal ettiği, dava konusu yerin imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı,

zilyetliğin başlangıç ve sürecinin yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, davacının dedesinden babasına ve babasından da davacıya ne şekilde intikal ettiği, her ikisine ait terekenin tüm mirasçılarının katılımı ile yöntemine uygun bir biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise dava konusu yerin davacıya düşüp düşmediği hususlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde yerel bilirkişi ve tanıklara sorular yöneltilmek suretiyle tespit edilmesi,

daha önce götürülmeyen başka bir ziraat mühendisi veya yüksek mühendis aracılığıyla tescili istenen taşınmaz bölümü ile çevresindeki taşınmazların toprak yapısı incelenmek suretiyle gerekçeli ve denetime açık raporun kendisinden ve teknik bilirkişiden istenmesi, paylaşım tarihi gözetilerek bu tarihten itibaren davacının bağımsız 20 yıllık zilyetliğinin dolmamış olması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca muris ve tüm mirasçılar bakımından miktar araştırılmasının yapılması,

ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Hüküm kurulurken tesciline karar verilen taşınmazın miktarı ve sınırları ile hangi harfler işaret edilmiş ise bunun da hüküm fıkrasında yazılması ve bu konuda TMK'nun 713/7. fıkrasının gözetilmesi gerekmektedir. Anılan fıkraya göre, rapor ve kroki kararın eki sayılır.

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/1931, K. 2014/54, 13 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1931
Karar No
2014/54
Tarih
13 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/1932 K.2014/53
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/1933 K.2014/98
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/1934 K.2014/581
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/1934 K.2014/1201
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/1935 K.2014/263
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/1935 K.2014/1149

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.