İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/19357 K.2013/19080

... ve müşterekleri, tereke temsilcisi ..., dahili davacılar ... mirasçıları ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen açılmamış sayılmasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.10.2010 gün ve…

Esas2013/19357Karar2013/19080Tarih16 Aralık 2013Okuma7 dk · 1.331 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/19357 E., 2013/19080 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.331 kelime·7 dk okuma

... ve müşterekleri, tereke temsilcisi ..., dahili davacılar ... mirasçıları ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen açılmamış sayılmasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.10.2010 gün ve 112/971 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili ile ... taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, eldeki dosya ile birleşen 1986/67 Esas sayılı dava dosyasına verilen dava dilekçelerinde, miras yoluyla intikal, taksim ve 20 yıldan fazla eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak ... adına kayıtlı 519 ve 524 parseller kapsamında kalan bölümlerin tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Tereke Temsilcisi ..., kazanma koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek mirasçılık belgesindeki payları oranında mirasçılar adına tescilini talep etmiştir.

Müdahiller, ..., ..., , ..., ... ile ... ... muhtelif tarihli müdahale dilekçelerinde taşınmazların muristen kaldığını 45-50 yıldan fazla süre kullanıldığını, hatalı olarak ... adına tespit edildiğini açıklayarak tapu kayıtlarının iptaliyle payları oranında mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı ... vekili, aşamalardaki beyanlarında; taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kazanma süresi ve koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, önceki kararda davanın kısmen açılmamış sayılmasına, kısmen davanın reddine karar verilmiş, bir kısım mirasçılar tarafından hüküm temyiz edilmiş, Dairece; taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten geriye doğru davacılar ve miras bırakanları lehine kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, kadastro tutanağının kazanma sütunundaki gerekçeler üzerinde durulması gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiş, mahkemece bu kez; davacılar ..., ... ile ...

Danışman tarafından açılan davanın HUMK.nun 409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacılar ..., ... Danışman, ... ve ... tarafından açılan davaların ayrı ayrı kabulüne, 519 ve 524 parsel kapsamında kalan ve teknik bilirkişi raporunda her iki parsel için A harfleriyle gösterilen bölümlerin davacılar ..., ... Danışman adına eşit şekilde, (B) harfiyle gösterilen yerlerin ...

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/150 Esas, 2010/150 Karar sayılı veraset ilamındaki paylarına göre davacı ... mirasçıları ..., ... adlarına, (C) harfleriyle gösterilen bölümlerin davacı ... Çiftçi adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümleri davalı ... vekili ile ... taraflarından temyiz edilmiştir.

Tarla ve çayır niteliğindeki dava konusu 519 ve 524 parseller, 1972 yılında, 4753 ve 5618 sayılı Kanunlar uyarınca Toprak Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar sırasında ... adına oluşturulan 18.06.1973 tarih 119 ve 180 sayılı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, ..., ... ve ... soyadlı kişiler tarafından kullanıldığı açıklanarak, 1986 yılında ... adına tespit edilmiş, kadastro tutanakları ile komisyon kararlarının kesinleşmesi üzerine, 05.02.1986 ve 11.04.1986 tarihlerinde ... adına tescil edilmiş, hak düşürücü süre geçmeden eldeki dava açılmıştır.

Dava; belirtme öncesi nedenlere dayalı TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 46. maddeleri uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve inceleme de karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Dosyadaki bilgi ve belgeler ile taşınmaz başında yapılan keşif ve teknik bilirkişi raporlarına göre taşınmazlar fiilen çayır olarak kullanılmakta olup çevresinde, toprak tevzi Komisyonu tarafından 618 mera parseli olarak belirtilen ve kadastro çalışmaları sırasında da mera niteliğinde sınırlandırılan 523 mera parseli bulunmaktadır.

Çevre parsellerden 520 parsele uygulanan 1937 tarih 205 sayılı vergi kaydının sınırında pınar, göl, kaya ve yol gibi genel nitelikte sınırlar bulunmakta olup, batı sınırında bulunan 1 parsele uygulanan 18.06.1973 tarih 110 sayılı tapu kaydının kuzey ve batı sınırı mera olarak gösterilmektedir.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, taşınmazın niteliği ve meradan elde edilen yerlerden olup olmadığı hususundaki mevcut duraksama mahkemece usulüne uygun olarak giderilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş, taşınmazların niteliği belirlenmemiştir.

Esasen uyuşmazlık; dava konusu taşınmazların niteliğinin belirlenmesi ile ilgilidir. Başka bir ifade ile dava konusu taşınmazların öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığı, tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacılar ve miras bırakanlar lehine kazanma süresi ve koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesiyle ilgilidir.

Bir yerin öncesinin veya halihazır durumunun tahsisli veya kadim meralardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim meraların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır. Tahsisli meralar, yetkili merciler tarafından kamunun yararlanmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim meralar, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar.

HGK'nun 30.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 3.5.1995 tarih ve 1995/17-149-502 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mera olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mera olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir.

Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mera olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mera olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mera olduğunun anlaşılması halinde ise hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; tahsisli veya kadim mera olup olmadığının usulüne uygun şekilde araştırılmasıdır.

Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken; öncelikle, bu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığının İl Özel İdaresi, İl Tarım Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüklerinden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4753 s. ....nun 8. maddesine göre Bakanlık emrine geçen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmesi gerekir.

Taşınmazın öncesinin kadim mera niteliğinde olup olmadığı hususu araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri ve uzman bilirkişi ... yüksek mühendisi aracılığı ile tesbiti,

toprak tevzi komisyonu veya kadastroca işlem gören yerlerde komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı belgelerin getirtilerek mahalline uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmaz yönünün ne şekilde gösterildiği tespit edilerek nizalı taşınmaz ve çevreleyen komşu taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı araştırılarak belirlenecek niteliğe göre yukarıda açıklanan hususlarda düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bundan ayrı; dava konusu bu tür taşınmazların niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yıl öncesine ait iki ayrı döneme ait olması gerekmektedir.

O halde; taşınmazlar hakkındaki tapu kaydının oluştuğu 1973 yılından geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1943-1953 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden, getirtilerek dosyaya eklenmesi, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanması,

hava fotoğraflarının çekildikleri, paftaların ise, düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince keşif yerinde dinlenilmeleri, davacılar ile miras bırakanlarının hangi tarihte taşınmazların imar ve ihyasına başladıkları, zilyetliklerini ne şekilde sürdürdükleri ve hangi tarihte imar ve ihyanın tamamlandığı,

öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığı ve meradan elde edilip edilmediği konularında bilgilerine başvurulması, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının hesaplanması, daha önce götürülmeyen başka bir uzman bilirkişi ... mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek kendilerinden gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi,

HMK'nun 290. maddesi uyarınca birlikte götürülecek konunun uzmanı bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik resimleri çektirilip onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı araştırma ve incelemeler gereği gibi yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de, dava konusu taşınmazlardan 524 parselin toplam yüzölçümü 5000 m2 olmasına karşılık, ... mirasçıları adına tesciline karar verilen ve teknik bilirkişi raporunda B harfiyle gösterilen yerin, taşınmazın toplam yüzölçümünü aşacak ve hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde 41.250 m2 yerin iptaline şeklinde hüküm kurulmuş olması da hatalıdır.

Davalı ... vekili ile ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'a iadesine 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/19357, K. 2013/19080, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19357
Karar No
2013/19080
Tarih
16 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/19358 K.2013/22916
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/19358 K.2013/21530
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/19358 K.2013/18860
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/19359 K.2013/23892
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/19360 K.2013/18422
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/19361 K.2013/31472

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.