İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/20732 K.2013/19253

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.11.2011 gün ve 58/90 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili ve davacı taraflarından…

Esas2013/20732Karar2013/19253Tarih17 Aralık 2013Okuma6 dk · 1.249 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/20732 E., 2013/19253 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.249 kelime·6 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.11.2011 gün ve 58/90 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili ve davacı taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, dava dilekçesinde ve 17.11.2009 tarihli celsede; dava konusu ... Köyü 185 ada 13,110 ada 6-10,118 ada 8, 119 ada 3, 122 ada 4, 123 ada 1, 130 ada 1 ve 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... ...’dan ...’ye, ...’nin ölümü ile de kendi miras bırakanı ... ve davalıların miras bırakanı ...’a intikal etmesine rağmen kadastro çalışmalarında yalnızca ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, nizalı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ... ve Elif mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir. ...’in diğer mirasçıları ..., ..., İsmail ve ... açılan davaya muvafakat vermişlerdir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmazların anne ve babasından ...’a, onun ölümü ile de davalılara kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen, ancak, kayıt maliki ...’nin mirasçısı olan ... kendiliğinden yargılamaya katılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece,185 ada 13 parselin 05.07.2011 havale tarihli senet ile davalı ... tarafından 3. kişiden satın alındığı,122 ada 4 ve 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazların taksim sonucu davalıların miras bırakanına intikal ettiği gerekçeleriyle bu parsellere yönelen davanın reddine, niza konusu diğer taşınmazların kök muristen intikal edip, taksim yapılmadığı gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden açılan davanın kabulü ile tapu kayıtlarında ki ½ hissenin iptal edilerek, ... adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm, davalılar vekili ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil davasıdır.

Dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının incelenmesinden; 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit edilerek, tutanaklara itiraz edilmemesi üzerine 24.07.2009 tarihinde kayıt maliki adına tapuya tescil edildikleri ve halen intikal görmedikleri anlaşılmaktadır.

Kök muris olduğu anlaşılan ... ... ve ... ...’un dosya arsında bulunan mirasçılık belgelerinin incelenmesinde; 1951 ve 1964 yılında öldükleri, geride davacının miras bırakanı ... ile davalıların miras bırakanı ...’tan ve onlarında 1953 ve 1988 yılında ölümleri ile davada yer alan mirasçılarından başka mirasçılarının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 122 ada 4 ve 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mirasçılar arasında taksim yapıldığının tanık ve yerel bilirkişi beyanları ile saptandığına, bu taksim sırasında davacının miras bırakanına üst kısımdan verildiği açıklanan taşınmazların paftaya göre aynı kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit ve tecili yapılan 122 ada 3 ve 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun anlaşıldığına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilamda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre,

anılan taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının 122 ada 4 ve 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün bu taşınmazlar yönünden ONANMASINA,

Davacının uyuşmazlık konusu 185 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, anılan taşınmazın bila tarihli 05.07.2011 de havale edilen satış senedi ile davalı ... tarafından satın alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; satış senedinin yöntemine uygun bir biçimde keşifte uygulanmadığı ve senet kapsamının belirlenmediği, dava konusu taşınmazın bu senet kapsamında kalıp kalmadığı hususunda duraksamanın hasıl olduğu belirlenmiştir. Şöyle ki;

Her ne kadar, keşifte senet uygulaması yapıldığı görülmekte ise de; senedin kapsamında yer alan hudutlar ve mevkisi açıklanmak suretiyle yöntemine uygun biçimde bir uygulamanın yapılmadığı saptanmıştır. Bu yöndeki beyanlar son derece geçersiz görülmekte olup, sonuca ulaşmak bakımından tam bir kanaat vermemektedir.

Öte yandan yerel bilirkişi ... ve davacı tanığı ... bu taşınmazın kök muris ... ve ...’den intikal ettiğini açıklamış, davalı tanığı ... ise taşınmazın davalı ... tarafından Feyzullah oğlu ...’dan satın alındığını bildirmiş olup, beyanlar arasındaki çelişki giderilmemiştir.Yine senette tanık olarak ... isminin yazılı olduğu görülmektedir. ...’in keşifte dinlenen yerel bilirkişi olup olmadığı Mahkemece araştırılmamış, aynı kişi ise senet içeriği ile keşifteki beyanı arasındaki çelişki giderilmemiştir.

O halde Mahkemece, yeniden yapılacak keşifte daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların HMK’nun 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, 05.07.2011 tarihli senedin kapsamı, senette yer alan hudutlar ve mevki tek tek açıklanmak suretiyle dava konusu yapılan 185 ada 13 parselin senet kapsamında kalan yer olup olmadığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu taktirde HUMK’nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi,

...’in senet tanığı olması ve beyanı ile senet içeriği hakkında çelişki bulunması halinde çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Davalılar vekilinin uyuşmazlık konusu 138 ada 10, 123 ada 1 ve 119 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece, takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacının tüm mirasçılar adına dava açtığından harcın tüm mirasçılar adına yatırılıp, diğer mirasçıların yargılama sırasında usulüne uygun olarak davaya muvafakat ettiklerinin anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya arasında bulunan mirasçılık belgesine göre, davacının miras bırakanı ... 22.08.1953 tarihinde ölmüştür. TMK'nun 28.maddesi uyarınca kişilik ölümle son bulur. Öte yandan 04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi adına tescile karar verilemeyeceği gibi dava tarihinde ölü bulunan kişiye karşı dava da açılamaz. Ölü kişi adına tespite ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30.maddesi hükmünün genel mahkemelerde uygulama yeri de bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece, 138 ada 10,123 ada 1 ve 119 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının ½ hissesinin iptali ile veraset ilamında ki payları oranında ... mirasçıları adına tescili yerine, ölü kişi adına tescile karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.

Davalılar vekilinin nizalı 116 ada 6-10 ve 118 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mahkemece yapılan 05.07.2011 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi ... ve davacı tanığı ...’ın bu taşınmazların kök muris ...’dan ...’ye ondan da tarafların miras bırakanlarına kaldığı, ancak kendilerini bildiklerinden beri kayıt maliki ...’nin eşi Rıza’nın kullandığını, taksim yapılıp yapılmadığını bilmediklerini bildirmiş iken davalı tanıkları taşınmazların öncesinin kök muris ... ...’a ait ise de, bu yerlerin taksim edilerek,

davalı ...’nın eşi ...’ye verildiğini, paylaşımdan sonra herkesin kendi yerini kullandığını, İsmail Kösem’e de kalan yerler olduğunu açıklamış, bu beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden ve davalı tanıklarının beyanlarına hangi nedenle üstünlük tanınmadığı açıklanmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir.

Bu halde.

Mahkemece yapılacak iş; yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklar, HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılmalı, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, taşınmazların kimden intikal ettiği, kök muristen intikal etmiş ise mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımı ile taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise her mirasçıya nerelerin verildiği,

dava konusu yerlerin kime isabet ettiğinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve teknik bilirkişi tarafından kroki üzerinde gösterilmesinin sağlanması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkinin HMK'nun 261. maddesi uyarınca giderilmesine çalışılması ve toplanacak delillerle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Davalılar vekili ile davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca dava konusu yapılan 122 ada 4 ve 130 ada 1 sayılı parseller dışında kalan diğer tüm parseller bakımından BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar ve davacıya iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/20732, K. 2013/19253, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/20732
Karar No
2013/19253
Tarih
17 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/20732 K.2013/18405
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20733 K.2013/23304
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/20733 K.2013/18507
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20734 K.2013/23305
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/20734 K.2013/18401
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20735 K.2013/23306

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.