KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/21057 E., 2014/20451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu (Kartal) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/09/2012
- Numarası
- 2010/418-2012/445
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Z.. Y.. ve E.. Y.. ile R.. Y.. ve müşterekleri aralarındaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasında dilekçenin görev yönünden reddine dair İstanbul Anadolu (Kartal) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.09.2012 gün ve 418/445 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar R.. Y.. ve müşterekleri vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili; tarafların mirasbırakanı F.. Y..'nın 10.07.1999 tarihinde öldüğünü, davacıların, mirasbırakanın E.. T.. isimli bayanla evlilik dışı beraberliğinden dünyaya geldiklerini, davacılar adına anneleri Emine tarafından 14.12.2001 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, sözleşmenin yapıldığı tarihte davacıların reşit olmadığını, ancak mirastan feragat sözleşmesinin mirasbırakan ile mirasçılar arasında ve resmi şekilde yapılmadığını, sözleşmenin şekil yönünden hukuken geçersiz olduğunu açıklayarak 14.12.2001 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin hükümsüz olduğunun tespiti ile iptali ve davacıların mirasçılık sıfatlarının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, vekil edenlerinin, davacıların varlığından mirasbırakan F.. Y.. öldükten sonra haberdar olduklarını, dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin davacıların velisi E.. T.. tarafından tanzim edildiğini, bu sözleşme karşılığında davacılara Maltepe İlçesi K... Mah. ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerindeki 5 nolu bağımsız bölüm ile nakit para verildiğini, mirastan feragat sözleşmesinin resmi şekil şartına tabi olmadığını, dava konusu sözleşmenin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlık 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. kitabının 2. kısmının "çocuk malları" başlığını taşıyan 352 ila 363. maddelerine göre çözümlenmesi gerektiğinden 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi hükmü gereğince davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında, mirasbırakan F.. Y.. 10.7.1999 tarihinde ölmüş, geriye mirasçıları olarak eşi Rahime ve Rahime'den olma çocukları Selçuk, Birsen, Beşir, Yavuz ve Aysel ile mirasbırakanın resmi nikahsız eşi Emine'den olma çocukları Zümrüt ve Enis kalmıştır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir.
Her ne kadar mahkemece, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı yoktur. Şöyle ki; mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı TMK'nun 352-363. maddeleri, çocuk malları konusunda velinin, velayet görevini kötüye kullanmasına ilişkin sorumluluk kuralları olup, böyle bir davanın velayet hakkı sahibine karşı açılması gerekir. Somut dava ise, davacılar adına velayetlerini üstlenen E.. T.. tarafından tek taraflı olarak mirasbırakan F..
Y..'dan davacılara intikal edecek malvarlığına yönelik feragat beyanını içeren 14.12.2001 tarihli belgenin iptaline ilişkin olup dava, velayet hakkı sahibine değil, mirasbırakanın davacılar dışındaki diğer mirasçılarına yöneltilmiştir. Bu durumda, uyuşmazlık miras hukukunu ilgilendirmekte olup TMK'nun miras hukukuna ilişkin hükümleri içinde çözümlenmesi gerekir.
Mahkemece hatalı değerlendirme ile uyuşmazlığın çocuk mallarına ilişkin olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/21057, K. 2014/20451, 7 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama