KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/2162 E., 2013/5214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, alacaklı tarafından vekil edeni aleyhine nafakanın arttırılması ilamına dayalı olarak başlatılan ilamlı takibin kısmen iptalini talep etmiştir. Mahkemece borçlu vekilinin iddiasını İİK'nun 33.maddede sayılan belgelerle ispat edememesi gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi üzerine hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir
İcra İflas Kanunu'nun 33/1-2 maddesinde ''İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.
İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesine takipten önce yapılan ödeme miktarlarına ilişkin makbuzlar eklemiştir. Bu makbuzların anılan madde gereğince değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca borçlunun boşanma kararı verilmesinden sonra alacaklı ile bir arada yaşadığı bu nedenle bu dönem için nafaka borcunun doğmadığı iddiası da bulunmaktadır. Bu iddianın tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür. İcra Mahkemesince duruşma açılarak tarafların iddiaları sorulup delilleri toplandıktan sonra anılan madde doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın eksik incelemeyle evrak üzerinden sonuca gidilmesi isabetsizdir.
.//..
2013/2162-5214 -2-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/2162, K. 2013/5214, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama