KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/22173 E., 2014/14605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Akseki İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/07/2013
- Numarası
- 2013/2-2013/14
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılmış olup, borçlunun süresi içerisinde “... benim alacaklı tarafa 12.500 TL borcum vardır. Bundan başka hiç borcum yoktur. Geri kalan kısmına itiraz ediyorum.” diyerek itirazda bulunduğu, alacaklı vekilinin itirazın kaldırılması ve tazminat istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, dayanak belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği, ödeme iddiasının belgeye dayandırılamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına karar verilmiş; karar, borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, borçlu taşınmazı üzerine 07.07.2006 tarih ve 283 yevmiye numarası ile 40.000 TL bedelle, bir yıl süreyle faizsiz ipotek tesis edildiği ve bu ipoteğin karz ipoteği (kesin borç ipoteği) olduğu anlaşılmaktadır.
TMK'nun 875. maddesi gereğince, alacaklı takipte, ana paranın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebilir. Takibe dayanak ipotek akit tablosunda yer alan faizsiz dönem (2006-2007) arası zamanı ifade etmekte olup bir yıllık sürenin bitiminden takip tarihine kadar geçen süreye ilişkin dönem için faiz istenebilir. Bu durumda, borçlu tarafından borca itiraz edildiğine göre mahkemece, mevcut kesin borç ipoteğinin bir yıl süreli olduğu da dikkate alınarak, istenebilir faiz miktarının belirlenmesi suretiyle itirazın kaldırılması isteminin buna göre sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/22173, K. 2014/14605, 9 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama