KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/22743 E., 2015/4797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma alacağı
Karar Metni
931 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ile .. aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair .. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.09.2013 gün ve 140/59 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacının davalı adına mevcut tapu kaydının ½ payının iptaliyle adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde belirlenecek bedelinin davalıdan tahsilini içeren davasına konu edilen taşınmaz, mesken niteliğinde olup; üçüncü kişiden satış suretiyle 07.07.2003 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir.Taşınmazın iktisap tarihi itibariyle taraflar arasında “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir.
Davalı cevap dilekçesinde, taşınmazın davacı eski eşinin o tarihteki mevcut geçimsizlikteki kusurlu davaranışının kendisi tarafından affı için, barışma karşılığı verildiğini ve tasarrufun şartsız bağışlama niteliğinde ve bu sebeple kişisel malı olduğu savunmasında bulunmuştur.Davacı ve dinlenen bir kısım tanıklar da, taşınmazın satınalma parasının davacı tarafından karşılanıp, tarafların barışması nedeniyle evliliğin sürdürülmesi ve davalının evliliğe devam isteğini sağlamak için tapu kaydının davalı adına tescilinin yapıldığını bildirmişlerdir. -//-
Davada uyuşmazlık konusu olan husus; davacının davalıya yaptığı kazandırma işleminin bağışlama işlemi sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Bağışlama sözleşmesi öncelikle karşılıksız bir kazandırmadır (TBK.m.285/1).Bu sözleşme borç doğrucu veya tasarrufi bir kazandırmadır. Bağışlama “bağışlama sebebine(causa donandi'ye)” dayalı bir borçlandırıcı ve tasarrufi işlemle gerçekleşir.
Bağışlayanı bağışlamada bulunmaya iten saik(örneğin, minnet, acıma duygusu,barışma gibi içsel duygular) kural olarak bağışlama sebebini oluşturmaz. Bu bakımdan; kural olarak bir eşin diğer eşin malvarlığı unsuruna yaptığı katkı, bağışlama sebebini içermediğinden bağışlama olarak kabul edilemez. Yapılan bu katkı “değer artış payı alacağı” olarak TMK.227. madde çerçevesinde katkıda bulunulan eşten talep edilebilir (..:Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, ...).
Nitekim TMK.227.maddesindeki “...eşlerden biri... hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa...” ifadesi bu kabulü doğrulamaktadır.
Yerel mahkeme, davacının davalıya yaptığı tasarruf işleminin bağışlama niteliğinde ve taşınmazın onun kişisel malı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.Değerli çoğunluk, mahkemenin bu gerekçesini yerinde görerek, temyiz edilen hükmün onanmasına karar vermiştir.Yukarda açıklandığı gibi, davacının yaptığı tasarruf işleminde bağışlama sebebi mevcut değildir. Kaldı ki, davacının kazandırmayı ilerde herhangi bir hak telep etmemek üzere yaptığı da kanıtlanamamıştır.
Davacıda mevcut barışma nedeniyle eşini hoşnut etme saikinin varlığı, bağışlama sebebi olarak kabul edilemez. Bu nedenle, davacının alacak talebine yönelik olarak, temyiz edilen hükmün TMK.227.maddede düzenlenen değer artış payı alacağı çerçevesinde incelenmesi ve gereçekleşecek sonucuna göre karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyor; çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/22743, K. 2015/4797, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama