İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2859 K.2014/3332

A.. O.. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.11.2012 gün ve 189/214 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya…

Esas2013/2859Karar2014/3332Tarih25 Şubat 2014Okuma5 dk · 1.046 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/2859 E., 2014/3332 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2014
Mahkemesi
Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi
19/11/2012
Numarası
2006/189-2012/214
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.046 kelime·5 dk okuma

A.. O.. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.11.2012 gün ve 189/214 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, 405 ada parsel sayılı taşınmazın 15.000 m2'lik kısmının muristen intikal ve mirasçılar arasında taksim neticesinde kendisine isabet ettiğini, taşınmazı eklemeli olarak 40-50 yıldır malik sıfatı ile zilyetliğinde bulundurmasına karşın kadastro çalışmalarında taşınmazın hazine adına tescil edildiğini açıklayarak dava konusu taşınmazın 15.000 m2'lik kısmının adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 405 ada parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik muristen intikal, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, kazanma koşullarının ve süresinin davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece, dava koşulu (aktif dava açma ehliyeti) üzerinde durulmadığı gibi, yapılan araştırma ve incelemede hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanına göre dava konusu taşınmazın davacının babasından kaldığı açıklanmış ancak, davacıya intikal şekli üzerinde durulmamıştır.

Davacı, sadece kendi adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davacının babası ölmüş ise terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur.

Öncelikle davacının babasına ait mirasçılarını gösterir veraset belgesinin dosyaya sunulması için davacı tarafa süre ve imkan verilmesi, yapılacak araştırma ve inceleme sonucu dava konusu taşınmazın satış, bağış veya terekenin paylaşımı sonucu davacıya geçmiş ise davanın bulunduğu bu haliyle yürütülmesi ve aşağıda belirtilecek eksikliklerin yerine getirilmesi zorunludur.

Şayet, dava konusu yer satış, bağış veya terekenin paylaşımı yoluyla davacıya geçmemiş ve tereke hala TMK'nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup henüz paylaşım yapılmamış ise bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı tek başına dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığından ve TMK'nun 702. maddesi gereğince böyle bir durumda tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığından davanın reddine karar verilmesi düşünülmelidir.

Davada bir tasarrufi işlem olup tüm mirasçıların birlikte veya terekeye atanacak bir temsilci aracılığıyla davalı ve üçüncü kişi durumunda bulunan Hazine ve köye karşı dava açmaları gerekmektedir. Dava, mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olsaydı bu taktirde aktif husumet ehliyeti göz önünde bulundurulmayacaktı. Somut olayda davanın üçüncü kişilere karşı açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu 405 ada parsele ait kadastro tutanağından; senetsizden, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ileride ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olduğu gerekçesiyle 686.368,09 m2 yüzölçümünde ve "ham toprak" niteliğiyle 09.08.1995 tarihinde Hazine adına tespit edildiği ve tespitin itiraz edilmeden 21.11.1996 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kayseri İl Tarım Müdürlüğü'nün 06.03.2007 tarihli yazısına göre de; dava konusu taşınmazın 4342 sayılı Yasa uyarınca 5/b kapsamında değerlendirilerek mera kapsamına alınmış olduğu; 23.11.2007 tarihli yazısında ise; mera tespit, tahdit ve tahsis işlemlerinin tamamlandığı belirtilmiştir.

4342 sayılı Mera Kanunu'nun, 3/d maddesine göre, “Mera: Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri” ifade etmektedir. Aynı Kanun'un 4. maddesine göre de. “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

Komisyonun henüz görevine başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli Kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur. Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz ...” Ne var ki.

Mahkemece kadim ve tahsisli mera araştırması yapılmamış, komşu parsellere ait kadastro tutanak ve varsa dayanağı tapu ve vergi kayıtları getirtiltilip mahallinde usulüne uygun olarak uygulanmamış, taşınmazın yüzölçümünün büyüklüğü nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.

Hal böyle olunca Mahkemece yapılacak iş; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ait ve tespitin yapıldığı 1996 yılından 20 yıl öncesine ait (1966-1976 yılları arasında) iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğrafları ile dava konusu taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tutanak ve ekleriyle komşu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, taşınmazın bulunduğu köye ait tahsisli ve kadim mera kayıtlarının olup olmadığının İlçe ve İl Özel İdare Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulması,

varsa mera tahsis tutanağı, mera norm kararı ve mera paftası ile kadim mera kayıtlarının getirtilmesi, uyuşmazlığın meraya ilişkin olması sebebi ile yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden seçilmesi, ondan sonra yerel, teknik ve ziraatçı bilirkişi aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın kadastro tespit tarihinden önceki niteliğinin belirlenmesi, mera kayıtları uygulanarak kapsamının tayin edilmesi, tahsisli ya da kadim mera olup olmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulması,

sözü edilen tapu ve vergi kayıtları ile hava fotoğraflarının uzman bilirkişi jeodezi ve fotoğrametrik uzmanı harita mühendisi, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, dava konusu yerin getirtilen hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi durumda bulunduğu üzerinde durulması, hava fotoğraflarının stereoskopik aletle ve üç boyutlu olarak incelemeye tabi tutulması, komşu taşınmazlara uygulanan kayıtlarla denetleme yapılması, komşu kayıtlarının taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması,

yapılan uygulamaların Yargıtay denetlemesine elverişli şekilde teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret ettirilmesinin sağlanması, taşınmazın çevre kıyaslaması yapılmak suretiyle niteliği hakkında uzman ziraatçı bilirkişiden görüş alınması gerekmektedir.

Öte yandan, tereke paylaşım tarihinden davacının bağımsız yirmi yıl zilyetliği yok ise, veya tereke henüz taksim edilmemiş ise, muris ve tüm mirasçıları bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince miktar araştırmasının yapılması, belgesizden taşınmaz edinip edinmediklerini, Tapu Müdürlüğü'nden, zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadıklarını, o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşlerinden sorulması,

belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Müdürlüğü'nden, zilyetliğe dayalı tapu kayıtlarının ise ait oldukları mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlamaları bakımından gözönünde tutulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu gözardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması hüküm ve kanuna aykırıdır.

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/2859, K. 2014/3332, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2859
Karar No
2014/3332
Tarih
25 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2860 K.2014/2621
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/2860 K.2014/2072
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/2861 K.2014/3917
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2862 K.2014/3338
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2863 K.2014/2623
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/2864 K.2014/1409

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.