KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/5738 E., 2013/9150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takibe karşı borçlu idarenin, dayanak ilamın daha önce takibe konulduğu ve bu dosya üzerinden borcun ödenmesine rağmen yeni bir takip yapılarak bakiye alacağın istendiği, ayrı bir takip yapılmasının usulsüz olduğu belirtilerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; Mahkemece, şikayetin süreden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Faiz alacağına mahkeme ilamında hükmedilmesi halinde, B.K.’nun 113/2.maddesi uyarınca halin icabından anlaşılan durum gereği bu alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece hukuki varlığını koruyacağından, alacaklı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmasa bile zamanaşımı süresinin dolmasına kadar, ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağını her zaman talep edebilir. İlama dayalı bu istek, icra müdürlüğünün, ilama aykırı işlemini kapsadığından şikayet süreye tabi değildir.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan ilamda artırılan kamulaştırma bedel farkının kamulaştırma kararının kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan kural gereğince, alacaklı açıkça feragat etmediği sürece zamanaşımı süresi içinde tahsilde tekerrür olmamak üzere ilama dayalı eksik kalan asıl ve faiz alacağını ayrı bir takip yaparak talep edebileceğinden, alacaklının ayrı bir takip yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur.
Ancak;
Anayasanın 4709 sayılı Yasa ile değişik 46/son maddesi hükmüne göre kesin hükme bağlanan (kesinleşmiş) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde 17/10/2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması talep edilebilir. Bir başka anlatımla, henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedeli için 17/10/2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanmaz. Bu oran kararın kesinleşme tarihinden sonrası için hesaplamada dikkate alınacaktır.
Bu durumda, Mahkemece dayanak ilamın kesinleşme tarihine kadar 3095 Sayılı Kanun'un 1.maddesi, kesinleşme tarihinden sonra ise Anayasa'nın 46.maddesinde yazılı faiz oranı uygulanarak sonuca gidilmelidir.
O halde Mahkemece, mevcut ilama aykırılık şikayetinin süresiz şikayet konusu olduğu gözetilerek ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hesaplama yapılan bilirkişi raporu esas alınarak (gerekirse ek rapor alınmak suretiyle) oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken şikayetin yazılı şekilde süreden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/5738, K. 2013/9150, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama