KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/6372 E., 2013/11557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Faiz ve borca itiraz
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2- Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak ilamda tüm alacaklar yönünden brüt miktarlara hükmedildiği halde brüt miktarların nete çevrilmediğini ve bu nedenle fazla asıl alacak ile faiz isteminde bulunulduğunu, ayrıca ilamda tüm alacaklara yasal faiz uygulanmasına karar verilmesine rağmen işlemiş faizin de yasal faizin üzerinde olduğunu açıklayarak, fazla asıl alacak ve faiz yönünden takibin iptalini istemiştir.
Mahkemece, ilamda açıkça alacakların brüt olduğu yönünde hüküm bulunmaması nedeniyle borçlu vekilinin bu alacakların nete çevrilmesi şikayetinin değerlendirilemeyeceğine, fakat ilamda alacaklar yönünden yasal faize hükmedilmesi nedeniyle şikayetin kısmen kabulüne, işlemiş faizin 10.263,33 TL ye indirilmesine karar verilmesi üzerine hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94, 61, 103 ve 104. maddeleri gereğince ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene aittir. Bir başka anlatımla, ilamda açıkça net alacağa hükmedilmemiş ise hükmedilen alacak brüt kabul edilir. Alacaklı ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir.
Somut olayda; takibe dayanak yapılan ilamda hüküm altına alınan alacakların brüt veya net olduğu belirtilmemiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda Mahkemece, bilirkişiden asıl alacakların brüt kabul edilerek, yasal kesintiler yapılmak suretiyle net alacak tespit edildikten sonra bu alacaklar üzerinden işlemiş yasal faizin belirlenmesini istemek olmalıyken, anılan ilkeye ters düşen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/6372, K. 2013/11557, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama