İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/6686 K.2013/10728

... ve ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.05.2012 gün ve 308/98 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi,…

Esas2013/6686Karar2013/10728Tarih9 Temmuz 2013Okuma6 dk · 1.299 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/6686 E., 2013/10728 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Temmuz 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.299 kelime·6 dk okuma

... ve ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.05.2012 gün ve 308/98 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, davacılar ile davalının ortak miras bırakanı babaları ...’dan kalan dava konusu 198 ada 6 parsel ve üzerindeki evin kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tesbit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazın muristen kalması sebebiyle davacıların da miras payları olduğunu açıklayarak 198 ada 6 parselde davalıya ait tapu kaydının iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir

Davalı vekili davanın reddini savunmuş, taşınmazın mirasçılar arasındaki anlaşmaya göre kadastro sırasında tesbitinin yapıldığını bildirmiştir.

Mahkemece, muris ...’un mirasının ölümünden sonra mirasçılar arasında taksim edildiğinin dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında ifade edildiği, celp edilen tapu kayıtlarından da bu durumun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu 198 ada 6 parsel, 09.07.2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında aynı ada 7 parselle birlikte bütün olarak ... oğlu ...’ın cedlerinden intikalen ve taksimen gelen yerlerinden olup 20 yılı aşkın zamandır çekişmesiz aralıksız malik sıfatı ile zilyetliğinde iken 7 parsel üzerine 1976 tarihinde betonarme iki katlı bina yaptırdığı ve bu amaçla zilyet ve tasarruf ederken 16.2.1977 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak eşi ... kızı ... ve ...’ın da 2003 yılında dul olarak ölümü ile geride müşterek evlatları ..., ..., ... ve ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı,

başka kanuni mirasçıları olmadığının 198 ada 6 parsel tutanağına ekli nüfus aile kaydından anlaşılmakla ve kızın evlenmekle soyadının değiştiği ve adları geçen maliklerin kanuni ehliyetlerini haiz olarak iş bu taşınmazları 1955 yılında tarımsal nedenlerden dolayı ve haricen ifraz ederek yukarıdaki parsel numaralarını oluşturdukları ve bu şekilde zilyed ve tasarruf ederlerken 2003 yılında aralarında anlaşarak bu taşınmazlardaki iştiraki müştereke çevirerek herkesin kanuni hissesini benimsedikleri ve bu şekilde kullanırlarken aynı yıl rızai

ve harici taksim ve hisse devri yaptıkları, bu hisse devrine göre 198 ada 6 parsel ... ve 7 parsel ise ... ve ... adına ve ... kızı ... ise bu taşınmazlardaki hisselerini kardeşlerine vererek karşılığında Herkeme mahallesinde ... mezarlığından yer aldığı ve ...’in hissesi ise her parselde sabit kaldığı,

aralarındaki anlaşmaya göre halen kanuni hisseleri nisbetinde zilyet ve tasarruflarında bulundurdukları, taşınmaz malın Hazineye intikali gereken veya kamu orta mallarından olmadığı açıklanarak 4/5 payı ... oğlu ..., 1/5 payı ... kızı ... adlarına tesbit edilmiş, tutanak 11.9.2007 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. ... daha sonra 13.3.2009 tarihinde 1/5 hissesini ...’a tapuda satmıştır.

Dosya arasındaki mirasçılık belgesinden ... oğlu ...’ın 16.2.1977 tarihinde öldüğü ve geride mirasçı olarak davacılar ..., ..., davalı ... ile dava dışı ... ve ... ...’ın kaldığı görülmektedir.

Dosya arasına getirtilen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.7.2008 tarih 2008/256 Esas 2008/1396 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, ... Kadastro Mahkemesinin ihbarı üzerine 1.2.2008 tarihinde açılan davada ...’ın ... Devlet Hastanesinin 30.4.2008 tarih 03374 sayılı sağlık kurulu raporuna göre methal reterdasyon (zeka geriliği) denilen akıl hastalığı olduğu, kanuni ehil olmadığı, vasi tayini gerektiği gerekçesi ile TMK’nun 405.maddesine göre hacir altına alınmasına ve kendisine kardeşi ...’ın vasi tayinine karar verildiği, karara kesinleştiği, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.7.2011 tarihli kararı ile de eldeki temyize konu davada kardeşi ...’ü temsil etmek üzere vasi ...’ya husumet için yetki ve izin verildiği anlaşılmaktadır.

Davada işin esasına girilmeden önce öncelikle, davacıların dosya kapsamındaki açıklamaları gözetilerek mirasçılardan ...’ın, tüm mirasçılar aralarında anlaşarak taksim yaptıkları iddia edilen 2003 yılında ve devamında kadastro tesbitinin yapıldığı 09.03.2007 yılında fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, oluşacak duruma göre iddia ve savunmanın değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında ... yönünden bu hususta bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Hukuki ehliyetsizlik kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin, kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez.

Nitekim Türk Medeni Kanunu'nun "fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiileriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir" biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış, 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit ) olmayı kabul ederek "ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır." hükmünü getirtmiştir.

"Ayırtım gücü" eylem ve işlev ehliyeti olarak da tarif edilerek aynı Kanunun 13. maddesinde "yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir." denilmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir.

Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu kanun ile öteki kanunların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Türk Medeni Kanunun 15. maddesinde ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz (Yargıtay İçtihadi Birleştirme Kurulu Kararı 11.06.1941 tarih 4/21).

Yukarıda sözü edilen ilkelerin ve kanun maddelerinin ışığı altında olaya yaklaşıldığında, bir kimsenin ehliyetinin tespitinin şahıs ve mamelek hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar itibariyle ne kadar büyük önem taşıdığı kendiliğinden ortaya çıkar.

Bu durumda, tarafların gösterecekleri tüm delillerin toplanılması,tanıklardan bu yönde açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınması, varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen ...’a ait doktor raporları, hasta müşahede kağıtları, film grafilerinin eksiksiz olarak bulundukları yerlerden getirtilmesi zorunludur.

Bunun yanında, her ne kadar HUMK'nun 286. maddesinde (HMK 282.m) belirtildiği gibi bilirkişinin "rey ve mütalaası " hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerekmektedir.

Ayırt etme gücünün nisbi bir kavram olması, kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır.Esasen Türk Medeni Kanunun 409/2. maddesi, akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.

Mahkemece, ...’ın gerek tüm mirasçılar aralarında anlaşarak taksim yaptıkları iddia edilen 2003 yılında gerekse kadastro tesbitinin yapıldığı 09.07.2007 yılında ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının belirlenmesi bakımından bu tarihlerden önceki ya da sonraki zamanlara ilişkin olarak varsa ilaç reçeteleri, hasta müşahade kayıtları, yatarak herhangi bir hastanede tedavi görmüş ise tedavi evrakları bulunabiliyorsa röntgen,

ultrason ya da MR belgeleri ile tüm doktor raporlarının taraflardan temin ettirilerek tedavi gördüğü yerler sorulup oralardan resmi yazılarla istenerek dosya arasına konulduktan ve kişinin sağlığı konusunda bilgi ve görgüsü olan tanıklar ile en son muayene eden doktorların beyanları da alındıktan sonra dosya içindeki tüm deliller değerlendirilmek üzere dosya bir bütün halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas dairesine gönderilerek adı geçen kişinin 2003 ve 09.07.2007 yılları itibariyle hukuki ehliyete haiz olup olmadığı konusunda rapor alınması ve taraf delilleri ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi

gerekirken bu hususta bir inceleme araştırma yapılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

Diğer yandan dava açılırken davacılar ... ile ...’ın ayrı ayrı Av....’ye vekalet verdikleri görülmektedir. Az yukarıda açıklandığı gibi davanın açıldığı 20.10.2009 tarihinde davacılardan ... vesayet altında bulunduğuna göre ... tarafından verilen vekaletname ile dava açılması doğru olmamıştır. ...’ın vekaletnamesi de kendi adına olup vasi sıfatı ile ... adına verdiği bir vekaletname de bulunmamaktadır. Vasiye Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından husumete izin ve yetki verildiği dikkate alınarak vasi ...’dan ... adına sunacağı vekaletnamenin temin edilerek bu eksikliğin de tamamlanması gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan Yerel Mahkeme kararının medeni hakları kullanma ehliyetinin araştırılmaması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa yönelen diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer

olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, ve istek halinde 21,15 TL peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine 09.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/6686, K. 2013/10728, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6686
Karar No
2013/10728
Tarih
9 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/6687 K.2013/10846
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/6688 K.2013/10845
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/6688 K.2013/10368
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/6692 K.2013/20792
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/6692 K.2013/7924
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/6692 K.2013/19618

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.