KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/7598 E., 2013/7478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Zilyetliğin korunması
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki zilyetliğin korunması davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.10.2011 gün ve 86/1561 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Davacı vekili, Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açtığı 23.01.2008 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... İlçesi, ... Beldesi'nde ki 352 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak ... Kadastro Mahkemesi'nde 1971/132 Esasta kayıtlı davanın derdest olduğunu, bu taşınmazın tahmini 18 dönümlük kısmının vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğunu, ne var ki, davalı kamu kurumunun bu yere hendek, kanal açmak ve yol yapmak üzere haksız yere müdahale ettiğini, tecavüzün ilk olarak Eylül 2007 tarihinde başladığını açıklayarak davalı idarenin taşınmaza haksız tecavüzünün önlenmesi, vekil edeninin zilyetliğinin korunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum 352 parsel sayılı taşınmazın toplam alanının 1777 dönüm olduğunu, bu yerle ilgili olarak Kadastro Mahkemesi'ndeki davanın derdest bulunduğu, nizalı taşınmazın olduğu yerdeki faaliyetlerin arazideki taban suyunun yüksek olması nedeniyle ve drenaj çalışması amaçlı olarak yapıldığını, davacının kuruma dilekçe vermesi nedeniyle su kanalının başka bir yerden geçirildiğini vs. açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafın daha üstün bir hakka dayanarak işlem tesis etmediği, davacının üstün zilyetliğinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının 12.07.2011 havale tarihli krokide yeşil renkle boyalı yerdeki davacının zilyetliğine yapılan müdahalenin önlenmesine ve zilyetliğin korunmasına karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı idare vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; ... Kadastro Mahkemesi'nin 1971/108 Esas - 2011/3 Karar sayılı karar fotokopisinin onaylı sureti dosya içerisinde bulunmaktadır. Davacılar arasında eldeki davanın davacısının adı ve soyadı yazılı değildir bir başka anlatımla davacı taraf değildir. Söz konusu karar temyiz edilmekle Yargıtay incelemesi aşamasındadır.
Somut olayda dava 1086 sayılı HUMK'nun 7. maddesinde yazılı olduğu üzere zilyetliğin korunması amacıyla TMK'nun 974 ve devam maddelerine dayanılarak açılmış bu dava türüdür.
Yerel Mahkeme'nin nitelemesinde de belirtildiği üzere zilyetliğin korunmasına ilişkin eldeki davada toplanan deliller, tüm dosya kapsamından üstün zilyetliğin davacı tarafta olduğu, ancak, iş bu davada alınan kararın ilgilisine mülkiyet hakkı bahşetmeyeceği dikkate alınarak, Yerel Mahkeme'nin kararı doğru olmakla onanması gerektiği düşüncesindeyim. Bu nedenle, sayın çoğunluğun bozma şeklinde tecelli eden görüşlerine katılmam mümkün değildir. 20.05.2013
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/7598, K. 2013/7478, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama