Borçlu aleyhinde ...7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/298 Esas ve 2012/464 Karar sayılı ilamına dayalı olarak, ilam vekalet ücreti ve işlemiş faiz talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır.Borçlu vekili, takibin mükerrer olduğundan bahisle takibin iptalini talep etmiştir.Mahkemece, takip dayanağı ilamın tapu iptal ve tescili ilamı olması nedeniyle kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26/1. maddesinde, (1086 sayılı HUMK. m. 74) ''hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, şikayetçi borçlunun şikayet nedenleri arasında ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı yönünde bir başvurusu yoktur. Taşınmazın aynına ilişkin şikayetler süreye tabi değil ise de, taraflarca ileri sürülmedikçe hakim tarafından re'sen göz önüne alınamaz.
Şikayetçinin takibin mükerrer olduğu yönündeki şikayeti incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle takibin iptali yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.
(HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.