KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/9343 E., 2014/1423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Mirasın reddinin iptali
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve dahili davalı ... aralarındaki mirasın reddinin iptali davasının reddine dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.12.2012 gün ve 885/630 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Mirasın gerçek reddi işlemi (TMK. md. 605/1); yasal ve atanmış mirasçılar bakımından, ret talebinin Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesinde gösterilen usulde Sulh Mahkemesine yazılı veya sözlü bildirimin ulaşmasıyla sonuç doğurur. Bu beyan ulaşmakla, irade bozukluğu sebepleri bulunmadıkça, mirasçı beyanını geri alamaz.
Mirası bu şekilde reddeden mirasçının alacaklısının reddin iptaline ilişkin dava hakkı ise, Türk Medeni Kanunu'nun 617/1. maddesi uyarına "ret tarihinden" başlar ve altı aylık hak düşürücü süre içinde bu hak kullanılmalıdır. Kanundaki, mirasçının alacaklısı için öngörülmüş, " ret tarihi" olarak belirtilen sürenin başlangıcı; "mirasçının ret beyanının mahkemeye ulaşması tarihi olarak yorumlanamaz.
Bu ulaşma tarihi mirasçının kendisi için Türk Medeni Kanunu'nun 605/1. maddesindeki üç aylık ret süresinin başlangıcı için esas alınır. Zira, Sulh Mahkemesi kendisine Türk Medeni Kanunu'nun 605/1. maddesi uyarınca yapılmış ret başvurusunu; süre, mirasçılık hakkı bulunup bulunmadığı, koşullu olup olmadığı, vekille yapılmış ise vekilin özel yetkisi bulunup bulunmadığı gibi, hakkı engelleyici ve düşürücü unsurlar yönünden inceleyecek.
Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesi uyarınca ret beyanını bir tutanakla tespit edip, özel kütüğüne tescil edecektir. Alacaklının bu tespit ve tescil işleminden önce mirasın reddedildiğini öğrenme olanağı olduğunun kabulü, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle, alacaklının altı aylık hak düşürücü süresinin başlangıcı için, kanunda belırtilen "ret tarihi" mahkemenin açıklanan şekilde verdiği "tespit ve özel kütüğe tescil kararı tarihi" olarak kabul edilmelidir.
Aksi kabul, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurur. Davalı mirasçının gerçek reddine ilişkin talebiyle ilgili olarak, Mahkemece 26.05.2011 tarihinde tespit ve tescile karar verilmiş; eldeki temyize konu mirası reddin iptali davası ise, altı aylık hak düşürücü süre geçmeden, 04.11.2011 tarihinde açılmıştır. Davacının iptal başvurusu süresindedir. Mahkemenin mirası reddin iptaline ilişkin davanın reddi kararının esasının
temyizen incelenmesi gerekir. Değerli çoğunluğun temyiz edilen hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına (HUMK.md.438/son) şeklindeki kararına açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 03.02.2014
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/9343, K. 2014/1423, 3 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama