İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk DairesiEsas: 2013/9727Karar: 2014/9868Tarih: 16 Mayıs 2014

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9727 K.2014/9868

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2013/9727 E. , 2014/9868 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/02/2013 NUMARASI : 2010/36-2013/76

A.. B.. ile A.. B.. aralarındaki tapu iptali ve tescil veya mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.02.2013 gün ve 36/76 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde tarafların Bursa 3.Aile Mahkemesi'nin 2006/355 Esas ve 2006/957 Karar sayılı kararıyla boşandıklarını, boşanma kararının 6.12.2006 tarihinde kesinleştiğini, Avustralya’da çalıştıklarını, orada edindikleri birikimleri davalının Türkiye’ye getirerek Mudanya G. mahallesinde bir daireyi aldığını, adına tapuya tescil ettirdiğini, boşanma davası sırasında kazanmaların eşit olarak taksim edileceğini kabul eden davalının boşanmayı temin ettikten sonra evin 1/2’sini vermekten vazgeçtiğini, bu konuda anlaşmalarının mümkün bulunmadığını açıklayarak 423 ada 144 sayılı parselde bulunan 10/60 arsa paylı 1 nolu dairenin tapu kaydının 1/2 pay oranında iptaliyle taraflar adına tesciline veya tespit edilecek bedelinin vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı kadın vekili, 27.11.2007 tarihli cevap dilekçesinde davacının evlilik süresince düzenli bir çalışmasının olmadığını, 1991 yılından bu yana çalışmasının bulunmadığını, davalının ise 65 yaşına kadar çalıştığını, evin ve çocuklarının geçimini sağladığını, davalının Avustralya’dan emekli olması nedeniyle kendisine ödenen emekli parasıyla dava konusu evi satın aldığını, uzun yıllar tek başına öğretmen olarak çalışmasının bulunduğunu, evin alımında davacının bir katkısının bulunmadığını, tüm ödemelerin davalının emekli parasıyla karşılandığını, aile birliği içindeki birikimlerinin davacı tarafından alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın TMK’nun 219.maddesi kapsamında edinilmiş mal olduğunu, ayın istenemeyeceğini, uzman bilirkişiden alınan rapora göre taşınmazın değeri olan 80.000 TL’den davalının kişisel mal varlığında katkısının 57.766,70 TL toplam miktardan düşürüldükten sonra kalan 22.233,30 TL’nin 1/2’si olan 11.116,65 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından toplam miktarın yarısının hüküm altına alınması gerektiği, davalı vekili tarafından ise kur hesaplanmasına Avustralya Dolar kuru yerine ABD Dolar kurunun rapora esas alındığı ve miktarın düşük hesaplandığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dava, yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi sırasında edinilen taşınmazdan kaynaklanan ve TMK’nun 202, 218, 219, 225, 230, 231, 232, 235 ve 236.maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Taraflar 17.07.1961 tarihinde evlenmiş olup, 14.04.2006 tarihinde açılan ve kabulle sonuçlanan boşanma davasına ilişkin kararın 06.12.2006 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Taraflar arasında evlendikleri 17.07.1961 tarihinde boşanma 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 14.04.2006 tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK m.202, 4722 SK.m.10). Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı 14.04.2006 tarihinde sona ermiştir ( TMK.m.225/2). Uyuşmazlık konusu 423 ada 44 sayılı parselde yer alan 1 nolu bağımsız bölüm davalı kadın tarafından 14.12.2005 tarihinde edinildiğine göre kural olarak TMK’nun 219.maddesi gereğince edinilmiş mal olduğunun kabulü gerekir. Davacı vekili dava dilekçesiyle diğer beyanlarında vekil edeninin Avustralya’da 1989 yılında geçirdiği iş kazası nedeniyle 250.000 Avustralya Doları tazminat ve emekli ikramiyesini aldığını, bu tarihten sonra davacı kocanın çalışmadığını açıklayarak söz konusu belirtilen paralarla taşınmazın alındığını belirtmek suretiyle katılma alacağı isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili ise davalı kadının 25.08.2004 tarihinde emekli olduğunu ve toplam 122.481,29 Avustralya Doları emekli ikramiyesi aldığını, bu ikramiyeden 45.000 Doları 05.12.2005 tarihinde Yapı ve Kredi Bankası Altıparmak Şubesine kendi adına havale ettiğini ve taşınmazı gönderilen bu parayla 14.12.2005 tarihinde edinildiğini davacının bir katkısının olmadığını, söz konusu taşınmazın davalı tarafından kendi adına gönderilen Dolar ile edinildiğini açıklayarak davanın reddi isteğinde bulunmuştur. Yapılan araştırma ve inceleme sonucu davacının 1989 yılında iş kazası nedeniyle aldığı Dolardan katkı yapmak suretiyle taşınmazın alındığı yönündeki iddiası TMK’nun 222. maddesi gereğince kanıtlanamamıştır. Mahkemenin bu yöndeki görüşü yerinde bulunmaktadır. Söz konusu kaza sonucu edinilen paranın ortak birikime katkı yapıldığı yönündeki iddia da ispatlanamamıştır. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde deliller kısmında; “... vs. deliller...” demek suretiyle ve Daire uygulaması uyarınca aynı zamanda yemin deliline de dayandığının kabulü gerekir. Bu durum karşısında HMK’nun 227 ve devamı maddeleri gereğince davacının 1989 yılında iş kazası sonucu aldığı paranın ortak birikimlere yaptığı katkı sonucu taşınmazın davalı tarafından edinildiği yönünde davacı tarafın davalıya yemin teklif edip etmeyeceğinin sorulması, yemin teklif edecekse davalı kadının yemini kabul edip etmeyeceğinin açıklığa kavuşturulması ve yemine ilişkin usul hükümleri uyarınca davalının da yemini kabul etmesi halinde yemin edasının yöntemine uygun bir biçimde yapılması düşünülmelidir. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu taşınmazın değeri sadece mülk bilirkişisi tarafından belirlenmiştir ve mülk bilirkişisinden alınan ek rapor uyarınca karar tarihine en yakın tarih olarak 16.10.2012 tarihindeki taşınmazın değeri olan 80.000 TL’nin rapora ve dolayısıyla hükme esas alındığı saptanmıştır. Kural olarak karar tarihiyle değer belirleme tarihi arasında 4 ayı aşkın kısa bir süre bulunduğundan bu tür raporların ilke olarak esas alınması doğru görülmekte ise de mesken olması nedeniyle ve taşınmazın niteliği gözetildiğinde bu işlerden anlayan uzman bilirkişi bir inşaat mühendisi ve bir mülk sahibi tarafından verilecek karar tarihine en yakın tarihteki değerinin belirlenmesi gerekmektedir. Davalı vekilinin değere yönelik itirazı bu bakımdan yerindedir. Uzman bilirkişinin PMF tablolarına göre yaptığı hesaplama raporuda iskonto indirimlerinide içermediği için eksik olup hükme esas alınamaz. Şayet yemin delililinin gereğinin yerine getirilmesi durumunda taşınmazın davacının 1989 yılında aldığı ve ortak birikimlere kattığı parayla alınmadığının belirlenmesi durumunda davalı kadının 05.12.2005 tarihinde havale ettiği 45.000 Avustralya Doları karşılığı olarak belirlenen Türk parasıyla edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde 14.12.2005 tarihinde taşınmazı bu parayla alındığının kabulü düşünülmelidir. Paranın havale tarihiyle taşınmazın alım tarihi arasında gün farkı olup hayatın olağan akışına uygun düşmektedir. Bu durum karşısında TMK’nun 228.maddesinin kapsamı gözönünde bulundurularak bu işlerde kullanılan PMF tablosu gözetilerek ve gönderilen 45.000 Avustralya Doları gözönünde tutularak davalının PMF tablosuna göre kalan yaşam süresi esas alınmak suretiyle özellikle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında uzmanlığı bilinen bir bilirkişiye dosya tevdii edilerek ve miktarın peşin ödeneceği de esas alınarak doktrinde ve yargısal kararlarla artık tartışma konusu yapılmayan iskonto indirimleri de değerlendirilmek suretiyle davalının kalan yaşam süresi için öngörülecek kişisel alacağı ile (malı ile) katılma alacağına konu olacak miktarın belirlenmesi ondan sonra TMK’nun 236/1.fıkrası uyarınca davacının artık değerinin saptanması, taşınmazın değerinin belirlenmesi bakımından TMK’nun 232 ve 235/1.fıkrasının gözetilmesi, evin alımında kullanılan Doların o tarihteki Avustralya Dolarının Türk Lirası karşılığı olan kurun esas alınması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek soncuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu bir hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır. Taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 190,00 TL peşin harcın davacı ile davalıya ayrı ayrı iadesine 16.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/9727, K. 2014/9868, 16 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Yargıtay
  • Daire: 8. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2013/9727
  • Karar No: 2014/9868
  • Tarih: 16 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/9727 K.2014/11025
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/9728 K.2014/11373
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/9728 K.2014/10211
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/9729 K.2014/10212
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/9729 K.2014/3597
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/9729 K.2014/10064

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.