İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9820 K.2014/4780

C.. A.. tarafından açılan mirasçılık belgesi istemiyle açılan davanın kabulüne dair İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.04.2013 gün ve 213/274 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya…

Esas2013/9820Karar2014/4780Tarih20 Mart 2014Okuma7 dk · 1.471 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/9820 E., 2014/4780 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2014
Mahkemesi
İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi
18/04/2013
Numarası
2013/213-2013/274
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.471 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

C.. A.. tarafından açılan mirasçılık belgesi istemiyle açılan davanın kabulüne dair İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.04.2013 gün ve 213/274 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Talep; mirası ret hususu gözetilerek mirasçılık belgesi verilmesine ilişkindir.

Talepte bulunan C.. A.., mirasbırakanı (babası) M.. A..'in 31.12.1997 tarihinde öldüğünü kendisi de dahil olmak üzere en yakın mirasçılarının tamamının mirası reddettiklerini; ancak kendisinin daha sonra ret beyanından döndüğünü ve mahkemeden aldığı ilamla ilgili mirası ret işlemini iptal ettirdiğini ileri sürerek; mirası reddeden mirasçıların ve bunlara ait payların durumunu gösterecek şekilde mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.

Mahkemece; nüfus kayıtları ve bir kısım mirasçıların mirası retddetmelerine ilişkin beyanları ile talepde bulunanın mirası ret beyanının iptaline ilişkin mahkeme kararları değerlendirilerek; mirasın tamamı (16) pay kabul edilerek, ret gözönüne alınmaksızın (4) payının oğlu Cüneyt'e, (4) payının kızı Ceyda'ya (2) payının kendinden önce olan oğlu T.'ın çocuğu T.’a, (2) payının kendinden önce olan oğlu T.'ın çocuğu T.ya, (1) payının kendinden sonra olan oğlu L. C.'nin eşi N.'a, (3) payının kendinden sonra olan oğlu L. C.'nin çocuğu Pamir’e aidiyeti ile yasal mirasçılarının bu kişiler olduğuna karar verilmiş; yasal mirasçılardan L. C. C. T. ve Tunç'un mirası reddetmiş oldukları belirtilerek; bu reddin hukuki sonuçlarının terekenin paylaştırılması sırasında dikkate alınmasına işaret edilmiştir.

Talepte bulunan, verilen mirasçılık belgesinde mirası reddedenlerin miras paylarının akıbetinin gösterilmemesi sebebiyle, mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazın tapudan intikalini sağlayamadığını mirasçılık belgesinin bu payların akıbetini gösterir şekilde düzenlenmesi gerektiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu belirterek; kararı temyiz etmiştir.

Mirasçılık belgesi verilmesi hususu Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 598.maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.

Bu nedenlerle; mirası reddeden (TMK.m.605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının)'da gösterilmesi gerekir.

Bu bakımdan; verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de; “mirası reddin hukuki sonuçlarının terekenin paylaştırılmasında dikkate alınmasına" şeklindeki kabul hatalı olmuştur.

Yasal mirasçılar L. C., C. ve T. 1998 yılında mirası reddettiklerine göre; o tarihte yürürlükte olan Türk Kanuni Medenisi (eMK)'nin 551/1. Maddesindeki, “...vefat edenin mirasçılarından birisi mirası reddederse bunun hissesi murisin vefatında hayatta değil imiş gibi diğer mirasçılara intikal eder...” hükmü uyarınca; mirası reddenlerin miras paylarının diğer mirasçılara intikal şeklinin kararda gösterilmesi gerekir. Bu hüküm karşısında, mirası reddeden mirasçılardan L.

C., babasından önce ölmüş gibi değerlendirileceğinden, eşi Nuray, ret olmasaydı yasal mirasçı olacağı halde, redden sonra mirasın açılması tarihinden geçerli olarak mirasçılık sıfatını kaybadecek ve L. C.’ ye ait miras payı tamamen mirası reddetmeyen oğlu Pamir’e geçmiş olacaktır.

Sonuç olarak mahkemece, temyize konu kararda olduğu gibi, ret durumu yokmuş gibi yasal mirasçılar ve miras payları gösterildikten ve mirası reddeden mirasçılar işaret edildikten sonra; mirası reddeden mirasçılar gözönüne alındığında mahkemece; “ yasal mirasçılar C.. A.., T. A. T. A.ve N.A.’in, mirası ret durumu nedeniyle mirasbırakan M.. A..’in yasal mirasçısı sıfatını kaybetmiş olduklarının ve bunların miras payının diğer mirasçılar C.. A.. ve P.

A.’e intikal etmiş olduğunun; böylece M.. A..'in mirasının tamamının (2) pay kabul edilerek (1) payının oğlu C.. A..’e, (1) payının torunu P. A.’e intikal edeceğinin belirtilmesine ” şeklinde karar oluşturulması gerekir. Bu nedenlerle temyiz edilen kararın, açıklanan şekilde karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle kararının 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 20.03.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili, hasımsız olarak açtığı harcı alınan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin miras bırakanı M.. A..’in 1997 yılında öldüğünü, murisin davacı dahil tüm mirasçılarının mirası ret ettiklerini, buna ilişkin kararların dosyasında bulunduğunu, fakat, vekil edeninin mahkeme kararıyla mirasın reddi kararını iptal ettirdiğini bu durumda, davacının mirasçılığının devam ettiğinden muris M.. A..’in mirasçılarının miras paylarının tespit edilerek mirasçılık belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne, miras bırakan M.. A..’in mirasının toplam 16 pay kabul edilerek buna göre; 4 payının oğlu (davacı) C.. A..’e, 4 payının kızı C.. A..’a, 2 payının torunu T. A.’e, 2 payının torunu T. A.’e, 1 payının gelini N. A.e ve 3 payının torunu P.A.'e aidiyetine, İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1998/163-298 Esas ve Karar sayılı kararıyla mirasçılar L.. A.., C.. A.., S. A. ve T. A.’in yine İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1999/137-618 Esas ve Karar sayılı kararıyla T. A.’in miras bırakan M.. A..’in mirasını reddettiklerinden reddin hukuki sonuçlarının terekenin paylaştırılması sırasında dikkate alınmasına kararı verilmiştir.

Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı sebeplerle düzeltilerek onanma talebiyle temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından. İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2.6.1999 tarih 1999/137-618 esas ve karar sayılı hasımsız, mirasın reddine ilişkin onaylı karar fotokopisi dosyadadır. Davacının T. A., miras bırakanın: M.. A.. olduğu, davacının mirası kayıtsız şartsız reddettiğinden bu talebin tesciline karar verilmesini istendiği, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin hükmüne uyulan bozma kararından sonra mahkemece davanın kabulüne, 31.12.1997 tarihinde ölen muris M..

A..’den davacıya intikal eden terekeyi kayıtsız şartsız red ettiğinin tesciline kararı verildiği bu kararın temyiz edilmeksizin 21.06.1999 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 10.06.1998 tarih 1998/163-298 Esas ve Karar sayılı hasımsız, davacıları L.. A.., C.. A.., S. A. ve T. A. olan karar fotokopisi dosyadadır. Davacılar vekili, davacıların ortak miras bırakanı M..

A..’in 31.12.1997 tarihinde ölmesi üzerine terekesini kayıtsız, şartsız red ettiklerini talep etmişlerdir. Mahkemece davacıların taleplerinin kabulüne, davacıların muris M. C. A.'in terekesini kayıtsız şartsız red ettiklerinin tesciline karar verilmiştir. İş bu karar 30.06.1998 tarihinde kesinleşmiştir.

İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.11.2005 tarihli 2005/381-524 Esas ve Karar sayılı hasımsız açılan mirasın reddine ilişkin karar sureti dosyadadır. Davacının P. A., miras bırakanının M.. A.. olduğu, mahkemece muristen intikal eden mirasın mirasçısı C.. A.. dışındaki diğer yasal mirasçılar tarafından reddedildiği, C..

A..'in tek mirasçı olduğu, davacı Pamir’in mirasçı olmaması nedeniyle mirasın resmi tasfiyesine gerek bulunmadığı anlaşıldığından Tuzla Asliye Hukuku Mahkemesi'nin 04.06.2003 gün 2003/509-443 Esas ve Karar sayılı kararı dikkate alınarak bu davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği temyiz edilmekle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 01.05.2006 tarih 2005/21555 Esas, 2006/6620 Karar sayılı ilamıyla onandığı ve 07.06.2006 tarihinde kesinleştiği şerh edilmiştir.

Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 4.6.2003 tarih 2//3/509-443 esas ve karar sayılı, hasımsız, açılan davacısı C.A. olan onaylı karar sureti dosyadadır. Miras bırakan: M..

A..in 1997 yılında murisin borç batağı içinde olduğu gösterilerek diğer kardeşleri ile birlikte 1998 yılında mirasın reddine kararı alındığı, fakat, davacının bizzat yargılamaya girmediği önceki yargılamada kendisini temsil eden avukatın reddi miras konusunda özel vekaletnamesi olmadığı, bu nedenlerle reddi miras kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Mahkemece, davanın kabulüne, İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2003/168-223 Esas ve Karar sayılı karardaki davacı C.. A..'in reddi miras kararının bu davacı yönünden kaldırılmasına kararı verildiği, kararın 06.06.2003 tarihinde temyizden feragat edilmekle kesinleştirildiği belirlenmiştir. Nüfus Aile kayıt tabloları dosya içerisindedir.

Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık davacının yukarıda değinilen hasımsız mirasın reddi kararıyla muristen intikal eden mirası

kayıtsız şartsız reddetmesinden sonra yine az yukarıda değinilen hasımsız Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararıyla reddi miras kararının iptal edilmesi sonucunda miras bırakan M.. A..'in mirasçılarını gösterir veraset belgesinde mirası reddeden kişilerin ve mirasçının paylarının gösterilip gösterilemeyeceği veya temyize konu kararda yazılı olduğu üzere belirtilen kısmın resmi makamlarda işleme esas alınıp alınmayacağında toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatları yerel mahkemenin temyize konu kararında belirtildiği üzeredir. Ancak, böyle bir kararın kamu kuruluşlarında, özellikle de mirasın intikal işlemlerinin yapıldığı Tapu Müdürlüklerinde infaz kabiliyetinin bulunmadığı yada infazda güçlükler yaşandığı bilinen vakalardandır. Mahkemelerin bir görevi de anlaşılır, infaza elverişli tereddüte mahal bırakmayacak açık, somut kararlar vermektir.

Tüm bunlardan anlaşıldığı üzere ve özellikle bir örneği dosyada bulunan HGK'nun 12.10.2011 tarih 2011/13-697-610 Esas ve Karar sayılı kararında yazılı olduğu gibi mirası reddeden kişilerin miras paylarının mirası reddetmeyen diğer mirasçılara paylaştırılmak suretiyle veraset belgesi düzenlenmesi gerekmektedir.

Hal böyle olunca yasal mirasçılar C.. A.., T. A. T. A. ve N. A.’in mirası red durumu nedeniyle miras bırakan M.. A..’in yasal mirasçı sıfatını kaybetmiş olduklarından bunların miras payının öteki mirasçılar C.. A.. ve P. A.’e intikal etmiş olması nedeniyle kök miras bırakan İsa ve Nuriyeden olma 19.01.1914 doğum tarihli M.. A..’in mirasının toplam 2 pay kabul edilerek 1 payını (davacı oğlu) C.. A..’e, 1 payının (torunu) P. A.’e aidiyetine biçiminde karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere ve infaz kabiliyeti bulunmayacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıkladığım nedenlerle, Dairenin sayın çoğunluğunca benimsenen gerekçelerle ve karar kapsamına yukarıda açıkladığım ve dosyası kapsamında bulunan maddi delillerle örtüşen karşı oy yazısında yazılı nedenlerle bozmada oybirliğiyle gerekçede farklı olarak katılamıyorum. Mahalli mahkeme kararına bu nedenlerle ve gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatindeyim. 20.03.2014

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/9820, K. 2014/4780, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9820
Karar No
2014/4780
Tarih
20 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/9821 K.2014/5188
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/9822 K.2014/7414
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/9823 K.2014/9853
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/9824 K.2014/6245
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/9824 K.2014/4755
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/9825 K.2014/4179

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.