Davacılar vekili, tarafından davalı A.. K.. aleyhine açılan miras sebebiyle istihkaktan kaynaklanan alacak isteğine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulü ile 3.654,80 TL'nin dava tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ne var ki; hüküm davalı vekili temyiz ettikten sonra davacılar vekili 05.09.2014 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiş, feragat dilekçesine ekli vekaletname örneğinden davacılar vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu saptanmıştır. HMK'nun 307. maddesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı Kanunun 310. maddesine göre feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Yine 311. maddesi hükmüne göre; feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur, feragat ile dava son bulur. Mahkemece karar verilerek davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında feragat yetkisi bulunan davacı vekili tarafından davadan feragat edildiğine ve feragat hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunduğuna göre vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere yerel Mahkeme'nin ilgili hükmünün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III- 2, bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 62,50 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.