KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/12552 E., 2015/17762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 30/01/2014
- Numarası
- 2012/357-2014/29
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
P.. Y.. ve Y.. Y.. ile N.. Ö.. ve N.. T.. aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.01.2014 gün ve 357/29 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi odavalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; dava konusu 22 ada ve 3 parsel sayılı taşınmazın taraflar adına kayıtlı olduğunu, taraflar arasında görülen ve derdest olan ortaklığın giderilmesi davasında yapılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın değerinin davacılara ait olan muhdesatlarla birlikte takdir edildiğinden bahisle açtığı davada, taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı prefabrik yapının mülkiyetinin davacı P.. Y..'a ait olduğuna, tek katlı kargir yapının mülkiyetinin ise davacı Y.. Y..'a ait olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; prefabrik deprem konutunun taksitlerinin müvekkilinin yurt dışından gönderdiği paralarla ödendiğini, davacı P.. Y..'ın ev hanımı olduğundan gelirinin bulunmadığını, Y.. Y..'a ait olduğu iddia edilen tek katlı kargir yapının ise yine vekil edeninin gönderdiği paralarla yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile Denizli İli .. İlçesi .. Kasabası 22 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 84,74 m2 alana sahip sarı renkli prefabrik deprem konutunun davacı P.. Y.. tarafından yapıldığının, 74,10 m2 alana sahip sarı renkli tek katlı yapının davacı Y.. Y.. tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada usulüne uygun biçimde taraf koşulunun gerçekleşmemiş olması başlı başına bozma nedenidir. Muhdesatın tespiti davalarında, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olarak yer almaları, zorunludur.
Dosya içeriğindeki tapu kayıtlarından, dava konusu muhtesatların üzerinde yer aldığı 22 ada 3 parsel sayılı taşınmazda paydaş muris İ.. oğlu H.. Y..'ın 314/362 payı haricinde .. Belediyesi tüzel kişiliğinin de 48/362 pay ile pay sahibi bulunduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu dava taşınmaz üzerindeki muhdesat tespitine ilişindir.
Açıklandığı üzere bu tür davalar tapu maliki veya gerçek kişi maliklerin ölmüş olması durumunda mirasçılara yöneltilir. Tapu maliklerinden Belediye'ye davanın yöneltilmemiş olması usuli eksikliktir. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece resen dikkate alınması gereklidir. Mahkemece davanın pay maliki Belediyeye de yöneltilip bildirmesi halinde tüm delillerini toplayıp oluşacak duruma göre esas hakkında karar verilmesi gerekirken; eksik hasımla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY
Dava bir tespit davasıdır. Güncel hukuki yararın bulunması tespit davasının dinlenebilmesi için bir dava koşuludur. (HMK. m. 106). Davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespiti istenen muhtesatların bulunduğu taşınmaz için, derdest ortaklığın giderilmesi davası mevcut olduğuna göre; davacıların güncel hukuki yararı gerçekleşmiştir.
Buradaki hukuki yarar; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde, yapılacak satış işlemi sonucu dağıtılacak satış bedelinden, muhtesatlar nedeniyle daha fazla pay alabilme olanağıdır. Bu nedenle taşınmaz ister paylı, isterse elbirliği mülkiyetine konu olsun; tespit hükmü hangi paydaş veya elbirliği malikine karşı elde edilmiş ise; ona karşı hüküm ifade eder. Davalı olmayanlar için bir sonuç doğurmaz.
Zaten, ortaklığın giderilmesi davasında bu konuda uyuşmazlık çıkarmayanlara karşı dava açılmasının gerekmediği kabul edildiğine göre; uyuşmazlık çıkaranlardan birinin veya bir kaçının tespit isteyen tarafından dava edilmemiş olması; onların davalı olarak gösterilmiş olanların yanına ithal edilmesini gerektirmez. Zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığına göre; usulen taraf koşulunun gerçekleşmediğinden de sözedilemez.
Açıklanan sebeple, Değerli Çoğunluğun bozma görüşüne, katılmıyor; temyiz itirazlarının esasının incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/12552, K. 2015/17762, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama