Davacı alacaklı vekili, geçerli bir istihkak iddiasının bulunmadığını, diğer yandan mahcuzların alacaklı tarafından takip borçlusuna satılmış malzemeler olduğunu, haczin de borçlunun şantiye sahasında yapıldığını, davacı ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, ayrıca satın alındığı iddia edilen bazı malzemelerin henüz şantiye sahasına getirilmemiş ve borçluya teslim edilmemiş eşyalar olduğunu, istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delillerin sunulamadığını, üçüncü kişinin sözleşmenin feshedildiğini söylediği tarihten sonra da tünel kalıplarda kullanılan aksesuarların ve mıknatıslı şakülün fatura edilerek üçüncü kişiye gönderildiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı üçüncü kişi vekili, ... 20. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1514 ... takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/611 ... Talimat dosyasında 09.04.2012 günlü haczin üçüncü kişinin yüklenicisi olduğu inşaat sahasında yapıldığını, borçlu ile aradaki taşeron sözleşmesinin feshinden sonra şantiye sahasındaki tünel kalıp malzemelerinin 24.11.2011 itibarı ile bedelinin ödenerek satın alındığını ve faturalarının da düzenlendiğini, haciz tarihi itibarı ile borçlu ile ilgisinin kalmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu şirket yetkilisi, üçüncü kişi adına düzenledikleri teminat senedinin ciro edilerek icra takibine konu edildiğini ve böylece borçluya ait malların haczedilmesinin sağlandığını, üçüncü kişi ve alacaklı şirketlerin birlikte hareket ederek borçlu hakkında danışıklı icra takibi yaptıklarını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: davacı alacaklı ve davalı borçlu şirket arasında 13.07.2011 tarihli tünel kalıp sözleşmesinin imzalandığı, davacının yükümlüklerini yerine getirdiği, ancak borçlunun ödeme yapmaması nedeni ile hakkında icra takibi başlatıldığı, dava konusu tünel kalıp ekipmanlarının borçlunun zilyetliğinde haczedildiği, üzerlerinde alacaklı firmanın çıkartmalarının tespit edildiği, davalı üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında taşeron ilişkisinin bulunduğu, üçüncü kişinin mahcuzların kendisine ait olduğu yönünde delilleri sunamadığı, fatura ve sevk irsaliyelerinde de üçüncü kişinin Diyarbakır adresinin gösterildiği,
borçlu şirket yetkilisinin, alacaklıdan mal kaçırmak isteyen üçüncü kişinin kendilerine muvazaalı sözleşme yapma teklifinde bulunduğunu kabul ve beyan ettiği gerekçesi ile davanın reddine yönelik verilen ilk hüküm, Dairemize ait 07.04.2004 gün, 11771–6297 ... hükmü ile onanmıştır. Onama kararına karşı davalı üçüncü kişi vekili yasal süresi içinde tashihi karar yoluna başvurmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 99. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.
Mahkemece davalı üçüncü kişinin borçlu ile aralarındaki alt taşeron ilişkisinin sona erdiği, mahcuzların mülkiyetinin kendilerine geçtiği yönünde sunduğu çok sayıda belgenin ve ödeme kayıtları ile araçlarının (örneğin çeklerin karşılığının bulunup bulunmadığı, borçlu tarafından tahsil edilip edilmediği vb. hususların gerçekliği, buna göre mahcuzların bedelinin borçluya ödendiği yönündeki iddianın doğruluğu ile ilgili, tarafların ticari kayıtları ve ilgili banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Bununla birlikte; dava konusu tünel kalıplarla ilgili ödemelerin hak edişler kapsamında borçluya ödenip ödenmediği ve ödeme tarihleri, bununla ilgili ödemelerin de TOKİ tarafından üçüncü kişiye yapılıp yapılmadığı konularında da uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, mülkiyetin üçüncü kişiye ya da Toki’ye geçip geçmediği, hangi tarihte geçtiği saptanmadan hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Bu nedenlerle Dairemize ait onama kararının kaldırılarak hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin tashihi karar itirazlarının kabulüyle, Dairemize ait 07.04.2004 gün, 11771–6297 ... onama kararının kaldırılarak yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA ve 76,70 TL peşin harcın isek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.