KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/1322 E., 2014/21605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.11.2013 gün ve 120/167 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı vekili, 18.07.2013 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; kök miras bırakan ... adına kayıtlı dava konusu 1585, 2076 ve 1710 parsel sayılı taşınmazları ya da bu taşınmazlardaki belirli payları davalı oğlu ... ile torunu ...'a tapu memuru huzurunda satış göstererek temlik ettiği, bu işlemin muvazaalı olduğundan söz ederek daha önce ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/323 Esasında kayıtlı muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil davasının açıldığını, davalılar vekilinin o dosyaya sunmuş oldukları 13.07.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde davayı kabul etmeleri nedeniyle söz konusu mahkemece 18.10.2012 günlü ilk oturumda davanın kabulüne, davalılar adına olan tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptal ve adına tesciline karar verildiği, söz konusu kararın 01.11.2012 tarihinde kesinleştirildiğini, eldeki davada ise kök miras bırakan ...'un verasetinin ...
2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....11.2012 gün 2012/1534-1578 Esas ve Karar sayılı hasımsız veraset belgesinde mirasının toplam üç pay kabul edilerek birer pay olarak çocukları ..., ...ve ...'ye ait olduğunun tespitine karar verildiği, oysa ki, az yukarıda belirtilen ve kabulle sonuçlanan muris muvazaasına esas davada ise ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 09.02.1987 tarih, 1987/171-99 Esas ve Karar sayılı hasımsız veraset belgesinde kök murisin mirasının dört pay kabul edilerek bir payının sağ ve dul eşi ...'ya öteki birer payın ise çocukları ..., ...ve ...'ye ait olmasına karar verildiği görüldüğünden eldeki davada annesi ... ...'un ölmesi nedeniyle ondan isabet edecek payın da iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf kesin hüküm itirazında bulunmuş, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; kesin hüküm olduğu iddia edilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.10.2012 gün, 2012/323-462 Esas ve Karar sayılı dava dosyası ektedir, davacının: ..., davalıların: ... ve ..., davanın: muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı olarak miras payı oranında tapu iptali ve tescil istekli olduğu, dava konusu parsellerin ise 1585, 1710 ve 2076 nolu parsellere yönelik bulunduğu, davalılar vekilinin vekaletnamesinde davayı kabule yetkisinin olduğu ve cevap dilekçesinde ve ayrıca ilk oturumda davayı kabul ettikleri görülmüştür. Mahkemece, cevap dilekçesindeki ve ilk oturumdaki kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne, 09.02.1987 tarihli veraset belgesi dikkate alınarak davacının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak, kabul ve feragat beyanı karşı tarafın kabulünü gerektirmeden açıklandığı ve bu beyanlar mahkemeye ya da karşı tarafa ulaştığı andan itibaren kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Kabul ya da feragat beyanına göre şeklen karar yazılması kararın ilgili mercilerde infazı açısından gereklidir. Nitekim, yerel mahkemede ilk oturumda kabul beyanı doğrultusunda davayı kabul etmiştir.
Buna karşılık eldeki davada davacı kök miras bırakan ...'un dul kalan eşi ... ...'un hangi tarihte öldüğü açıklanmadan ve buna ilişkin belgeler dosyaya getirtilmeden yine kök murisle ilgili olarak ....11.2012 tarihinde alınan bir diğer hasımsız veraset belgesinde miras bırakan ...'un verasetinin birer paydan toplu üç pay olarak çocuklarına kaldığından; kendisine üst muristen annesine, en ondanda kendisine gelecek olan miras payları sebebiyle tapu iptali ve tescil istemiştir.
Bunun için ayrıca bir dava açmasına gerek bulunmamaktadır. Kesinleşen muris muvazaasına ilişkin davanın infaz edilmesi mümkündür. Davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının ONANMASINA,
Hemen belirtmek gerekir ki, anne sağ olsa idi, davacının, annesine teban, muris muvazaası istekli bir dava açması halinde o davanın dinlenme olanağı mümkün olmazdı. Bir başka anlatımla, anne sağlığında muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil davası açmış olsaydı o devamına dinlenme olanağı mümkündür. Ölümüyle de mirasçıların davayı takip etme hak ve yetkisinin bulunacağı izahtan vereste idi.
Somut olayda, anne sağlığında böyle bir dava açmamıştır. Annenin ölüm tarihi itibariyle diğer paylar kesinleşen mahkeme kararı gereğince davalılar uhdesindedir. Kesinleşen davada tereke adına istek olmadığından tereke adına da karar verilmemiştir. Eş anlatımla, davacının annesi adına intikal edecek bir pay ve bunu doğrulayan bir mahkeme kararı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken, hukuki sebebi ve konusu aynı fakat, tarafı değişik olacak bir dava nedeniyle kesin hükümden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de; davacının işbu davayı açmakta hak ve sıfatı bulunmadığından bu nedenle reddi gerekirken; daire çoğunluğunca hukuki yarar yokluğundan davanın reddi biçimindeki öteki gerekçe ile reddine ilişkin görüş ve nitelemeye katılmıyorum. Netice olarak, gerekçe ve nitelemede farklı fakat onamada oybirliğiyle bu gerekçelerle yerel mahkeme kararı ONANMALIDIR kanaatindeyim. 25.11.2014
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/1322, K. 2014/21605, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama