İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/1322 K.2014/21605

... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.11.2013 gün ve 120/167 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi,…

Esas2014/1322Karar2014/21605Tarih25 Kasım 2014Okuma6 dk · 1.130 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2014/1322 E., 2014/21605 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2014
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.130 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.11.2013 gün ve 120/167 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, 1585, 1710 ve 2076 parselde kayıtlı bulunan davalılara ait hisseler için muris muvazaası nedeni ile vekil edeninin miras payı oranında iptali için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/323 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, açılan bu davanın davalılar vekili tarafından kabul edilmesi nedeni ile kabulüne karar verildiğini ve kararın 01.11.2012 tarihinde temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, ancak mirasbırakan ...'un eşi ...'un sonradan vefat etmesi nedeni ile vekil edeninin 1/4 olan miras hissesinin aslında 1/3 olması gerektiğini açıklayarak miras oranı farkı olan 1/12 oranında tapu kaydının iptaline, vekiledeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi dava ve talep etmiştir.

Davalılar vekili, bir davanın karara bağlanıp, verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamayacağını belirterek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 E.-2007/840 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu (varlığı mutlaka gerekli); diğer bir kısmı da, olumsuz (yokluğu mutlaka gerekli) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir.

Yapılan incelemede, tarafların miras bırakanı ...'un eşi ...'nın sonradan ölmesi nedeniyle miras paylarında meydana gelen değişiklik nedeniyle ve ...'dan intikal eden pay için yeniden muris muvazaası nedeniyle dava açmakta davacının hukuksal yararı yoktur. Zira davacının annesi olan ...'nın ölümü ile miras payı kendiliğinden davacıya geçer.

O halde davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerekirken kesin hüküm nedeniyle reddi doğru değil ise de karar redde ilişkin olup sonuç itibarıyla doğru olması nedeniyle temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin gerekçesi düzeltilerek sonucu doğru olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince ...

Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili, 18.07.2013 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; kök miras bırakan ... adına kayıtlı dava konusu 1585, 2076 ve 1710 parsel sayılı taşınmazları ya da bu taşınmazlardaki belirli payları davalı oğlu ... ile torunu ...'a tapu memuru huzurunda satış göstererek temlik ettiği, bu işlemin muvazaalı olduğundan söz ederek daha önce ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/323 Esasında kayıtlı muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil davasının açıldığını, davalılar vekilinin o dosyaya sunmuş oldukları 13.07.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde davayı kabul etmeleri nedeniyle söz konusu mahkemece 18.10.2012 günlü ilk oturumda davanın kabulüne, davalılar adına olan tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptal ve adına tesciline karar verildiği, söz konusu kararın 01.11.2012 tarihinde kesinleştirildiğini, eldeki davada ise kök miras bırakan ...'un verasetinin ...

2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....11.2012 gün 2012/1534-1578 Esas ve Karar sayılı hasımsız veraset belgesinde mirasının toplam üç pay kabul edilerek birer pay olarak çocukları ..., ...ve ...'ye ait olduğunun tespitine karar verildiği, oysa ki, az yukarıda belirtilen ve kabulle sonuçlanan muris muvazaasına esas davada ise ...

1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 09.02.1987 tarih, 1987/171-99 Esas ve Karar sayılı hasımsız veraset belgesinde kök murisin mirasının dört pay kabul edilerek bir payının sağ ve dul eşi ...'ya öteki birer payın ise çocukları ..., ...ve ...'ye ait olmasına karar verildiği görüldüğünden eldeki davada annesi ... ...'un ölmesi nedeniyle ondan isabet edecek payın da iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf kesin hüküm itirazında bulunmuş, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; kesin hüküm olduğu iddia edilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.10.2012 gün, 2012/323-462 Esas ve Karar sayılı dava dosyası ektedir, davacının: ..., davalıların: ... ve ..., davanın: muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı olarak miras payı oranında tapu iptali ve tescil istekli olduğu, dava konusu parsellerin ise 1585, 1710 ve 2076 nolu parsellere yönelik bulunduğu, davalılar vekilinin vekaletnamesinde davayı kabule yetkisinin olduğu ve cevap dilekçesinde ve ayrıca ilk oturumda davayı kabul ettikleri görülmüştür. Mahkemece, cevap dilekçesindeki ve ilk oturumdaki kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne, 09.02.1987 tarihli veraset belgesi dikkate alınarak davacının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmiştir.

Bilindiği üzere ve kural olarak, kabul ve feragat beyanı karşı tarafın kabulünü gerektirmeden açıklandığı ve bu beyanlar mahkemeye ya da karşı tarafa ulaştığı andan itibaren kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Kabul ya da feragat beyanına göre şeklen karar yazılması kararın ilgili mercilerde infazı açısından gereklidir. Nitekim, yerel mahkemede ilk oturumda kabul beyanı doğrultusunda davayı kabul etmiştir.

Buna karşılık eldeki davada davacı kök miras bırakan ...'un dul kalan eşi ... ...'un hangi tarihte öldüğü açıklanmadan ve buna ilişkin belgeler dosyaya getirtilmeden yine kök murisle ilgili olarak ....11.2012 tarihinde alınan bir diğer hasımsız veraset belgesinde miras bırakan ...'un verasetinin birer paydan toplu üç pay olarak çocuklarına kaldığından; kendisine üst muristen annesine, en ondanda kendisine gelecek olan miras payları sebebiyle tapu iptali ve tescil istemiştir.

Bunun için ayrıca bir dava açmasına gerek bulunmamaktadır. Kesinleşen muris muvazaasına ilişkin davanın infaz edilmesi mümkündür. Davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının ONANMASINA,

Hemen belirtmek gerekir ki, anne sağ olsa idi, davacının, annesine teban, muris muvazaası istekli bir dava açması halinde o davanın dinlenme olanağı mümkün olmazdı. Bir başka anlatımla, anne sağlığında muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil davası açmış olsaydı o devamına dinlenme olanağı mümkündür. Ölümüyle de mirasçıların davayı takip etme hak ve yetkisinin bulunacağı izahtan vereste idi.

Somut olayda, anne sağlığında böyle bir dava açmamıştır. Annenin ölüm tarihi itibariyle diğer paylar kesinleşen mahkeme kararı gereğince davalılar uhdesindedir. Kesinleşen davada tereke adına istek olmadığından tereke adına da karar verilmemiştir. Eş anlatımla, davacının annesi adına intikal edecek bir pay ve bunu doğrulayan bir mahkeme kararı bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken, hukuki sebebi ve konusu aynı fakat, tarafı değişik olacak bir dava nedeniyle kesin hükümden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de; davacının işbu davayı açmakta hak ve sıfatı bulunmadığından bu nedenle reddi gerekirken; daire çoğunluğunca hukuki yarar yokluğundan davanın reddi biçimindeki öteki gerekçe ile reddine ilişkin görüş ve nitelemeye katılmıyorum. Netice olarak, gerekçe ve nitelemede farklı fakat onamada oybirliğiyle bu gerekçelerle yerel mahkeme kararı ONANMALIDIR kanaatindeyim. 25.11.2014

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/1322, K. 2014/21605, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1322
Karar No
2014/21605
Tarih
25 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1322 K.2014/983
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/1324 K.2014/16981
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1326 K.2014/984
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/1327 K.2014/16982
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/1329 K.2014/16864
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1329 K.2014/985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.