Davacı paydaş olduğu 322 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'nın borcundan dolayı haczedildiğini ve ...'nın alacaklısı olan davalı ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını açıklayarak, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespitini istemiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2012 gün ve 2012/7-334 Esas, 2012/650 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere davalı aleyhine başlatılan takip dosyasında dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın satılması halinde taşınmazı satın alacak üçüncü kişiler dava konusu muhdesat üzerinde de hisse sahibi olacağından davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Davanın bu niteliği gereğince dava takip alacaklısına da husumet yöneltilmesi gerekir. Hal böyle olunca, Mahkemece davalı aleyhine de yargılama giderine hükmetmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 356,95 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.070,84 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.