KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/18124 E., 2014/19090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Çorum İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/05/2013
- Numarası
- 2013/93-2013/367
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlular vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, diğer itiraz ve şikayetlerinin yanında; ilamlı takibe konu borç senedinin İİK'nun 38. maddesi anlamında ilam hükmünde bir belge olmadığını, müvekkillerinin imzaladığı sözleşmeye göre sorumlu oldukları borç miktarının sadece 6.000 TL olması gerekirken 40.067,71 TL miktarda icra emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve ayrıca faize, faiz oranına itirazla takibin iptalini talep etmiş; Mahkemece, bilirkişi raporu alınarak rapor doğrultusunda şikayetin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; karar, borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şikayetçi borçluların, takip dosyasına eklenen 10.03.2005 tarih ve 185 no'lu Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesi'nde müşterek borçlu ve müteselsil kefil konumunda oldukları anlaşılmaktadır. Kredi Sözleşmesi'nin 6.000 TL limitli olduğu görülmekle, her ne kadar sözleşmede düzenlenen (4.5) no'lu bentte “Kooperatif belirlenen limit üstünde kredi kullandırdığı takdirde dahi ortaklar, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller ve borçla ilgili diğer kişiler kredinin tamamı için bu sözleşmenin tüm hükümlerinden sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ederler.” düzenlemesi mevcut olup bilirkişi raporu ile 3713 ve 3714 no'lu kredilerden de sorumlu olunacağı sonucuna varılmış ise de; anılan diğer sözleşmelerden kaynaklanan sorumluluk likit olarak belirlenmemiştir.
Bu durumda, 6.000 TL limitin üzerindeki miktarda alacağın varlığı ve miktarı genel mahkemelerde yargılamayı gerektirdiğinden şikayetin bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/18124, K. 2014/19090, 23 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama