KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/18288 E., 2016/9183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 06.09.2013 tarihinde haczedilen malların borçluya ait olduğunu belirterek davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, dava konusu haczin yapıldığı işyerinin ve hacze konu malların müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile alakasının olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; borçlunun dava konusu işyerini terketmesinden sonra, işyerinin dava dışı Nevzat tarafından işletildiği ancak işleri yürütememesi nedeni ile davalı 3. kişiye devredildiği, borçluya icra dosyasından bu işyerinde yapılmış herhangi bir tebligatın olmadığı, davalı üçüncü kişi yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından açılan İİK'nın 99. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
1-Yargıtay’ın ve Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir.
Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyerek, haciz zaptının bir suretinin 103 davetiyesi yerine geçmek üzere 3. kişiye teslim edilmesiyle yetinilen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir.
Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
.//..
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/18288, K. 2016/9183, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama