KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/18975 E., 2016/9019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, 8.1.2014 tarihinde müvekkiline ait zeytinlerin haczedildiğini, borçlu şirketin daha önce müvekkilinin kiracısı olduğunu ancak iş yerini daha sonra terk ederek müvekkiline teslim ettiğini, 03.09.2013 tarihinde müvekkilinin iş yerinde faaliyet göstermeye başladığını, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına alacaklının tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece haczin yapıldığı adresin borçluya ait olduğu, borçlunun işyerindeki tüm malların davacıya devredildiği, davacının borçlu şirket ile aynı işi yapmaya başladığı, bu işlemin işyeri devri mahiyetinde olup işyerini devralanın borçlardan da sorumlu olacağı davacı tarafından ibraz edilen belgelere göre mahcuzların davacı 3.kişiye ait olduğu hususunda yeterli kanı elde edilemediğinden, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK'nun 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak davasıdır.
1-Yargıtay’ın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden, davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı 3.kişiye süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir. -//-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/18975, K. 2016/9019, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama