KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/19037 E., 2016/2429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Yıkım
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki yıkım davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, ... nolu mera parselinin bir kısmına ev ve bahçe yaparak kullandığını, davalının bu alana inşaat temeli yaptığını, davalının söz konusu tecavüzü nedeniyle açılan davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı kararıyla men edildiğini, men kararının Yargıtay 8.Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, ancak davalının inşaat temelini kaldırmadığını açıklayarak davalı tarafından yapılan inşaat temelinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kesinleşen elatmasının önlenmesi kararı uyarınca dava konusu taşınmaza yaptığı inşaat temelini kaldırması gerekirken, karara uymayarak söz konusu temeli kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafından yaptırılan ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki temel imalatının masrafları davalı tarafından karşılanmak suretiyle kaldırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Zilyetliğin temeli hukuki bir durum niteliğinde olduğundan. TMK'nın 981 vd. maddeleri uyarınca açılan zilyetliğin korunması davalarıyla sadece görünüşün ve mevcut durumun korunması amaçlanır. Kal (yıkım) kararı ise, mevcut durumun korunması kapsamında olmayıp; taşınmazın aynına ilişkin bir tasarruf niteliğindedir. Dava konusu taşınmaz mera vasfında olduğuna göre; davacının zilyetliğinin herhangi bir mülkiyet hakkına dayandığı söylenemez.
Bu nedenlerle davacının salt zilyetliğinin mevcut olması; ayni koruma kapsamında olan yıkım kararı verilmesini haklı kılmaz. Davacının daha önce zilyetliğin korunması istemiyle açmış olduğu davada zilyetliğin korunmasına ilişkin ilam elde etmiş olması da bu sonucu değiştirmez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/19037, K. 2016/2429, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama