KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/19564 E., 2016/9595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkili şirketin, noter devir sözleşmesi ile ... Koleji Eğitim ve Öğretim Ticaret Ltd. Şirketi'nden, ... Anadolu Lisesi'nin işletmesini satın aldığını, ... Koleji ... Kolejini ya da şirketini satın almadığını, müvekkilinin alacaklıya borcunun olmadığını, müvekkili şirketin menkul mallarına haciz konulmasının ve satışa çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı 3. kişi şirketin borçlu şirkete ait kurumu, tüm demirbaşlarıyla birlikte işletmesini devir aldığı, ticari işletmeyi devralan kurumun 2 yıl boyunca aktif ve pasifleriyle birlikte sorumlu olduğu, takibe dayanak ... 2. İş Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında borcun kaynağının devir tarihinden önce gerçekleştiği, bu yönüyle şikayetin iyi niyetten ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi uyarınca, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. 04.06.1958 tarih, 1958/16-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da kabul edildiği gibi taraflarca ileriye sürülen iddia ve maddi olayların hukuki tavsifini yapmak mahkemeye ait olup, hakim olaya uyan ilgili yasa maddelerini re’sen gözetmek, bulmak ve uygulamak zorundadır. Eş anlatımla, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir.
Dava dilekçesinde şikayetten söz edilmesi, HMK'nun 33. maddesi uyarınca "hukuki tavsif hakime aittir" kuralını değiştirmez. Mahkemece, davacı 3.kişinin talebi “şikayet” olarak incelenmiş ve bu hali ile karara bağlanmıştır. Oysaki bu ilke ışığında, dava dilekçesindeki anlatımdan ve talep sonucundan, uyuşmazlığın, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü “istihkak iddiasına” ./.
ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, borçlu da davaya dahil edilerek takip miktarı veya mahcuzun değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden nispi harç alınarak ve bu şekilde noksan harç tamamlattırılarak tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Anılan bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/19564, K. 2016/9595, 1 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama