KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/20345 E., 2014/18995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve terkin
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve 19 Mayıs Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.12.2012 gün ve 381/281 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili ile 19 Mayıs Belediye Başkanlığı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava konusu ... İli, 19... Köyü 439 parsel sayılı taşınmazlardır.Bunlardan 439 parsel davalı ... adına, diğerleri davalı 19 Mayıs İlçesi Belediye Başkanlığı adına kayıtlıdır. Davacı ... Hazinesi belirtilen parsellerin yaklaşık 840 m2'lik bölümünün... Çayı olarak bilinen çay yatağının doldurulmasıyla elde edildiğini, dolgunun izinsiz olduğu, burasının devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gibi 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamına giren özel mülkiyete konu edilmeyecek yerlerden olduğu gerekçesiyle; davalılar adına mevcut tapu kaydının iptaliyle davacı ... Hazinesi adına tapuya tesciline, davalıların el atmasının önlenmesine, üzerindeki 24 adet dükkanın yıkımına karar verilmesini talep etmiştir.
.//..
2014/20345-18995 -3-
Davalılardan ... vekili dava konusu 439 parselin 14637 m2 olarak idarelerince gerçek kişilerden kamulaştırma yapılması yoluyla edinildiğini, daha sonra yapılan tapulama çalışmasının kesinleşmesi sonucu adlarına tapuya tescil edildiğini, daha sonra da diğer davalı ... ile aralarında gerçekleşen zorunlu Hakem sıfatıyla Asliye Hukuk Hakimi tarafından verilen kararın kesinleşmesiyle 989.50 m2'lik bölümünün diğer davalı belediyeye geçtiğini; bu sebeple kendilerine husumet düşmeyeceğini bildirerek, aleyhlerine açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı ...'nın cevap dilekçesinde, dükkanların bulunduğu alanın kendilerinin 3533 sayılı Kamu İdareleri arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin zorunlu tahkime ilişkin Kanun gereğince diğer davalı ... aleyhine açtıkları dava sonucu verilen kararla geçtiğini, kesin hüküm bulunduğunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunun ...Çayı kenarı için uygulanamayacağını, zira bu kanunun uygulanmasına dair yönetmeliği ekli listede anılan akarsuyun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Tarafların gösterdikleri delillerin toplanması, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu, Mahkemece dava kabul edilerek tapu kaydının iptaline, vaki müdahalenin önlenmesi ve üzerindeki yapıların yıkımına karar verilmiş; bu hükmü her iki davalı temyiz etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. Fıkrası bir mahkeme hükmünün sonuç kısmının hangi hususları içermesi gerektiğini açıklamıştır. Buna göre, hükmün sonuç kısmının taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu madde Hakim'in infaz edilebilir nitelikte karar oluşturma yükümlülüğüyle ilgilidir. Kanımca mahkemenin hükmü infaz edilebilir nitelikte değildir.
Zira, mahkeme 840 m2'lik alanın tapu kaydının iptaline karar vermiş, ancak hangi tapu kaydının iptaline karar verdiğini göstermediği gibi, iptal edilen kaydı açık bırakarak tescil veya terkin hususunda bir karar vermemiştir. Karardan davalılardan hangisi veya her ikisi aleyhine mi karar verilmiş olduğu belli değildir.
Diğer yandan Mahkeme'nin yaptığı inceleme de yetersizdir Davalı ... tapusunun kamulaştırma ve sonrasında tapulama işlemiyle oluştuğunu ileri sürmüş; ne var ki, Mahkeme kamulaştırma krokisini getirtip çekişmeli alana uygulatmamış; böylece çekişmeli alanın kamulaştırılan alanda mı kaldığı, yoksa sonradan çay kenarının doldurulmasıyla elde edilen bir alan mı olduğu, yine ...'den diğer davalı Belediyeye 3533 sayılı Kanun uyarınca açılan davayla geçen yerlerden mi olduğu belirlenmemiştir.
Açıkladığım sebeplerle, Mahkemece infaz edilebilir bir hüküm bulunmadığından, bu yön dışındaki davalıların temyiz itirazları değerlendirilemeyecek durumdadır. Bu sebeple Mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşünüyor; Sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 23.10.2014
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/20345, K. 2014/18995, 23 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama