KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/20866 E., 2016/10284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirket hakkında yürütülen takip kapsamında haczedilen menkullere ilişkin davalı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden inceleme yapılarak malların 3. kişinin elinde iken haczedildiği, bu durumda İİK'nun 99. maddesi uyarınca istihkak davası açması gereken kişinin alacaklı olduğu, kiralama işleminin muvazaalı olup olmadığının yargılama sonucunda ortaya çıkacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 99. vd. maddeleri uyarınca alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Dava, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Anılan Kanun’un 320/1. maddesi ile basit yargılama usulüne tabi davalarda, mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi olanağı getirilmiştir.
Ne var ki, anılan hükmün uygulanabilmesi için tarafların dilekçeleri ile ekinde sundukları delillerin karar verilmesi için yeterli olması, böylece iddia ve savunma haklarının kısıtlanmaması gerekir. Böyle bir uygulama, Anayasa’nın 36. maddesi ile teminat altına alınan AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.
Somut olayda, alacaklı vekili tarafından, 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebiyle açılan davada; başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nispi ilam harcında eksiklik varsa tamamlattırılması, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ olunarak (taraf teşkili sağlanarak) gösterecekleri delillerin toplanması,
duruşmalı inceleme sırasında taraflarca sunulan kanıtların yargılama sırasında değerlendirilerek taraflara da bu konuda beyanda bulunma olanağının tanınması oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflara delil sunma imkanı tanınmadan, ve duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucudava dilekçesindeki talep yanlış yorumlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/20866, K. 2016/10284, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama