KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/24340 E., 2016/4552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı (Tapu İptali ve Tescil
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki katılma alacağı (tapu iptali ve tescil) davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk (Aile) Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.09.2014 gün ve 319/377 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde muris eş adına edinilen 300 ada 1 parsel 5 nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile katılma alacağına karşılığı 1/2 oranında davacı adına tescilini, mümkün olaması halinde katılma alacağının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, mal rejimin ayın talep hakkı vermediği, davacının evin alınmasında katkısı bulunmadığı iddiası ile açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tapu iptal talebi yerinde görülmediğinden reddine, 18.305,00 TL katılma alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bir kısım davalıların aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 239/3. maddesi hükmüne göre; Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir.
Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi ile davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağına kararın verildiği 24.09.2014 tarihinden geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek dava tarihinden faize hükmedilmesi yasal düzenlemeye ve Yargıtay uygulamalarına aykırıdır. Ayrıca alacağın davalıların miras payları
oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi de doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
KARŞI OY
Evlilik ölüm sebebiyle sona ermiştir. Davacı sağ kalan eştir.
Edinilmiş mal niteliğinde olan taşınmazda davacının katılma alacağı yarı oranında olmak üzere 18.305 TL olarak hesaplanmış ve mahkemece de bu miktar üzerinen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmedilen 18.305 TL tereke borcudur. Davacı da ölen kocasının l/4 oranında yasal mirasçısıdır. Dolayısıyla, davacı da tereke borcundan yasal miras payı oranında sorumludur. Dava mirasçılar arasında görüldüğüne, terekenin tasfiyesi kapsamında başka bir borcun varlığı ileri sürülmediğine göre; davacının kendi miras payına düşen bölümün de davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmaz. O halde 18.305 TL tereke borcundan, davacının 1/4 oranındaki yasal miras payının düşümü ile kalan 3/4'ü için tahsile karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde fazla alacağa hükmedilmesi bozma nedenidir. Hükmün açıkladığım yönde bozulması gerektiğini düşünüyor; değerli çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. 14.03.2016
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/24340, K. 2016/4552, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama