KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/25149 E., 2015/9510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2015
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ
Muhdesatın tescili
.... ile ... ve müdahil davacı ... aralarındaki muhdesatın beyanlar hanesine tescili davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.03.2014 gün ve 333/95 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma isteğinin değerden reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı .... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla davalı adına kayıtlı 3413 parsel üzerindeki A, B, C, D harfleriyle gösterilen muhdesatın müvekkil şirkete aidiyetinin tespitine karar verildiğini, anılan dosyada yapıların tapuya şerhinin istenilmediğini açıklayarak, tespit kararında yazılı muhdesatın vekil eden şirket adına tapu kaydının beyanlar hanesine şerhine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., 19.04.2011 tarihli beyanlarında davayı kabul ettiğini, taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı şirkete ait olduğunu, dava konusu yapıların mahkeme kararı ile tespit edildiğini savunmuştur.
Davalı yanında davaya katılan .... , talebin yersiz olduğunu, taşınmaz üzerinde lehine tedbir bulunduğunu, tespit kararının tapuya tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyularak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; hükmen tespit edilen muhdesatın tapu kaydının beyanlar hanesine tescili isteğine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın öncesi 44 parsel olup 10.04.1963 tarihinde tapulama yoluyla dava dışı .... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiş, 05.04.1984 tarihinde satış yoluyla davacı ....'a devredilmiş, 14.10.1996 tarihinde ifrazen dava konusu 3413 parsel oluşmuş, 02.04.2002 tarihinde satış yoluyla davalı ..... adına tescil edilmiş olup, taşınmaz üzerindeki yapılar tespitten sonra davacı şirket tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, kadastrodan sonraki hukuki sebeplere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalarda, Kadastro Kanun'un 19/2 maddesine dayanılarak muhdesat tespiti ve bunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi istenmeyeceğine göre, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru değil ise de hüküm redde ilişkin olup sonucu itibarı ile doğru bulunmaktadır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/25149, K. 2015/9510, 28 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama