Davacı üçüncü kişi vekili, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü’nün 2012/5498 sayılı takip dosyasında yapılan 24.07.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, alacaklı şirket yetkilisinin borçlunun görünmez ortağı olduğunu, fiilen birlikte çalıştıklarını, kızı Zeynep Doğan ve diğer ortağı ile borçlu şirketin tasfiye sürecini başlattıklarını, icra takibinin muvazaaya dayandığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, aynı konuda alacaklı taraf da istihkak iddiasının reddi istemi ile dava açmış, Mahkemece birleştirme kararı verilerek yargılamaya üçüncü kişinin açtığı dava dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davalı borçlunun dava konusu makineleri haciz adresine kaçırarak organik bağ içinde olduğu üçüncü kişi şirkete sattığını, borçlu şirket ortağı Birgül ile davacı şirket ortağı Murat Doğan’ın akraba olduğunu, arasında organik bağ bulunduğunu belirterek istihkak davasının reddine, kendilerinin açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu makinelerin öncesinde borçlu şirkete ait olduğu, tarafların da bu durumu kabul ettiği, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespit edilemediği, ortaklarının, yetkililerinin, ticaret sicil kaydındaki adreslerinin farklı olduğu, bu durumda mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu ve ispat yükü altında olan alacaklının karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile birleşen davanın reddine ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı karşı davacı alacaklı vekili ve katılma yolu ile davacı (karşı davalı) üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, üçüncü kişinin mülkiyet hakkına dayanarak ileri sürdüğü “istihkak iddiasına” ilişkindir.
Dava konusu eşyaların alacaklı tarafından borçluya satılmış makineler olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bu koşullarda İİK'nun 97/a maddesindeki mülkilet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir.
İspat yükü altında bulunan üçüncü kişi, fatura, vb. drelillere dayanmanın yanı sıra alacaklı ve borçlunun danışıklı olarak icra takibi yaptıklarını iddia etmektedir.
Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5498 sayılı takip dosyası incelendiğinde, 31.12.2011 tarihli cari hesap alacağından kaynaklandığı görülmektedir. Borçlu ile alacaklı şirket arasında ortaklık yapısı itibarı ile organik bağ bulunmaktadır. İlamsız icra takibi borca itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Ne var ki salt bu hususlar danışıklı takip yapıldığını göstermek açısından yeterli kabul edilemez. Mahkemece alacaklı ve borçlu şirketlerin ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile takibe dayanak borçun gerçekliği araştırılmalıdır.
Danışıklı takip yapılmadığı sonucuna varılırsa bu kez üçüncü kişinin satın aldığı makinelerin borçlunun ticari emtiasının önemli bir bölümünü teşkil edip etmediği, alacaklıdan mal kaçırmak için emtia devri yapılıp yapılmadığı tartışılıp değerlendirilmelidir. İİK'nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiği iddia ve ispat edilemediğine göre TBK'nun 280. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı üzerinde durulmalıdır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Kabule göre de; birleşen dava yönünden de nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması isabetli olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin tüm ve davacı üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 709,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı E. Ç. Tekstil İnşaat İmalat İthalat İhracat San ve Tic. Ltd. Şti., 708,30 TL peşin harcın istek halinde davalı-karşı davacı N. Tekstil Kadife Ltd. Şti.'ne iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.