KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/26169 E., 2016/10064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, İİK'nun 82. maddesi gereğince haline münasip meskeni üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece, taşınmazın borçlunun haline münasip evi olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. Mahkemece, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu semtte veya o yere yakın semtte oturması zorunlu değildir.
Bu nedenle borçlunun, sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapılması, borçlunun beyanı ile yetinilmemesi, birlikte oturduğu kişi sayısı da gözetilerek şehrin daha mütevazı semtlerinde daha küçük, haline münasip edinebileceği konutların değerleri göz önünde bulundurularak inceleme yaptırılması ve buna göre sonuca gidilmesi gerekirken belirt
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/26169, K. 2016/10064, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama