Davacılar, hasımsız olarak açtıkları davada, 17.06.2012 tarihinde vefat eden ...'nın mirasçısı olduklarını beyanla murisin mirasını reddettiklerinin tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahale talebinde bulunan ...vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacıların murisin mirasını reddettiklerinin tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, asli müdahale talebinde bulunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 605/1. maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddi isteğine ilişkin olup iş bu davada yerel mahkemenin görevi, isteğin süresinde olup olmadığı ve reddedenin mirasçılık sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti ile süresinden başvuru ve usulüne uygun bir talepte bulunduğu takdirde TMK'nun 609. maddede gösterilen usulde işlem yapmaktan ibarettir. Mirasın gerçek reddi davalarında miras bırakanın alacaklılarının hasım olarak gösterilmesi gerekmediği gibi, bu kişilerin davaya dahil edilmesi yoluyla taraf sıfatı kazanmaları ve buna dayalı olarak hükmü temyiz etme hakları bulunmamaktadır. Ancak mirası reddeden mirasçının alacaklılarının Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesi uyarınca reddin iptalini isteme hakları mevcuttur.
Açıklanan nedenlerle Müdahale talebinde bulunan vekilinin temyiz isteğinin dinlenebilmesine yasal olanak bulunmadığından, temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden asli müdahil ...'ye iadesine, 15.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.