KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/314 E., 2015/4832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARŞI OY
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96 vd. maddeleri uyarınca borçlu şirketin iflas etmesi sonucu, borçlu şirketin iflas masasına karşı açılmış “istihkak davası”dır.
İflasın açılması ile borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle, teminat gösterilmesine ilişkin takipler durur ve iflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer (İİK. m. 193/1, 2). İflasın kesinleşmesiyle icra takipleri düşerse de; icra takipleriyle ilgili hukuk davaları iflasın kesinleşmesiyle düşmez; bu davalar iflasın açılmasıyla sadece durur. Hukuk davalarının durma süresi ise, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadardır (İİK'nun m. 194). Müflisin davalı olduğu davalarda, iflas masası davanın kabul edildiğini mahkemeye bildirmezse, belirtilen on günlük süre geçince, davacının davanın iflas idaresine (masasına) karşı devam etmesini mahkemeden talep etmesi gerekir.
Somut olaya gelince; istihkak davası iflas kararının açılmasıyla duran, kesinleşmesiyle düşen icra takibiyle ilgili ise de; borçlunun iflasına karar verilmesi sonucu, haczin hüküm ve sonuçları iflas masası lehine mevcut olmakta devam eder. İflasın kesinleşmiş olması, davalı borçluya karşı açılmış iflas davasının durması sonucunu yaratmaz. Bu sonuç, İcra Mahkemesi'nin istihkak davasını süratle ve diğer davalardan önce karara bağlaması gerekliliğini düzenleyen İİK'nun m. 97/son ve İcra Mahkemesi'ne arzedilen hususların ivedi işlerden olduğu ve basit yargılama usulünün uygulanacağına ilişkin İİK'nun m. 18/1. maddesindeki düzenlemeyle de uyumludur.
Açıklanan nedenlerle, borçlunun da hasım gösterilmesi suretiyle açılan istihkak davalarında iflasın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmez. Ne var ki; eldeki istihkak davası sadece iflas masası hasım gösterilmek suretiyle açılmıştır.
Borçlu şirket hakkındaki iflas kararının temyizi üzerine iflas kararının bozulmuş olması; iflas masasının taraf sıfatını etkileyeceği ve olası iflas talebinin reddi sonucu, davacı borçluya tebligat yapmak suretiyle davaya devam etme imkanına sahip olacağından (yasal nedenlerle iflas masası yerine, iflas eden, borçlu sıfatıyla kendiliğinden taraf sıfatını alacağından); böyle bir durumda HMK.165/1. maddesi uyarınca, iflas davası sonucunun "bekletici sorun" yapılması gerekir.
Temyiz edilen hükmün, diğer temyiz sebepleri incelenmeksizin, borçlu şirket hakkındaki mevcut iflas davasının soncunun bekletici sorun yapılmak üzere bozulması gerekir. Değerli çoğunluğun bozma sonucuna katılmakla birlikte bozma gerekçesine katılmıyor; bozma gerekçesinin açıkladığım şekilde olması gerektiğini düşünüyorum. 23.02.2015
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/314, K. 2015/4832, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama