KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/3879 E., 2015/1868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2015
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ
İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Şikayetçi borçlu vekili, vekil edeni aleyhine ilama dayalı başlatılan icra takibinde, dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını tüzel kişiliği bulunmayan İstanbul Mal Müdürlüğü'nün icra emrinde taraf olarak gösterilmesi, dayanak ilamın icra emri ekinde gönderilmemesi icra emri ekinde hesap muhtırasının yer almayıp vekil edeninin harçtan muaf olduğu halde harç talep edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamın kesinleşmeden takibe konulmayacağı gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm, şikayetçi borçlu vekili ve alacaklı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince uygulanması gereken HUMK'nun 443/4 (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle, gerek ilamda öngörülen tazminat miktarı ve gerekse eklentilerin infazının istenebilmesi için ilamın içeriği incelenmeli ve taşınmazın aynının ihtilaflı olup olmadığı belirlenmelidir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.11.2012 tarih ve 2010/177 Esas 2012/301 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığı, davalının mülkiyet iddiasının bulunmadığı, "kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminata hükmedilip, taşınmazın davacı adına olan kaydının iptali ile davalı adına tesciline" karar verildiği tespit edilmiştir.
İlamda yer alan ve "taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline" yönündeki hüküm, yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın sonucu olup, taşınmazın aynının, ihtilaflı olduğunu göstermez. Bu nedenlerle takip konusu tazminat ilamının infazı için kesinleşmesi gerekli değildir.
Mahkemece borçlunun bu yöndeki şikayetinin reddi ile diğer şikayet nedenlerinin incelenmesine karar verilmesi gerekirken, somut şikayette uygulama alanı bulunmayan 6111 sayılı Yasa kapsamında da bir değerlendirme yapılarak şikayetin kabulü ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/3879, K. 2015/1868, 30 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama