İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/4009 K.2014/22508

Davacı-karşı davalı M.. R.. ile dahili davalılar-karşı davacılar Hazine, Kayyım İstanbul Defterdarlığı, V.. Ö.. ve ihbar olunan Vakıflar Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair İstanbul 8. Asliye…

Esas2014/4009Karar2014/22508Tarih18 Aralık 2014Okuma5 dk · 1.062 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2014/4009 E., 2014/22508 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2014
Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
21/05/2013
Numarası
2007/578-2013/307
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.062 kelime·5 dk okuma

Davacı-karşı davalı M.. R.. ile dahili davalılar-karşı davacılar Hazine, Kayyım İstanbul Defterdarlığı, V.. Ö.. ve ihbar olunan Vakıflar Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.05.2013 gün ve 578/307 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı M.. R.. vekili 1946'dan beri davacının eklemeli zilyetliği altında bulunan dükkan vasfındaki . ada . parselin tapu da M.., K.. ve A.. K.. adına kayıtlı olup, M.. ve K..a'nın kim olduğunun bilinmediğini A..K..'ın ise 1963 yılında öldüğünü ve TMK'nun 713/2 maddesindeki ölüm ve malikin kim olduğu bilinmeyen sebebinin davacı lehine gerçekleştiğini açıklayarak taşınmazın tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili ve kayyım olarak atanan İstanbul Defterdarı vekili koşulları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Dahili davalı-karşı davacı A..K.. mirasçıları vekili, koşulları bulunmadığından asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL ecrimisil bedelinin davacı- karşı davalı M.. R..'den tahsiline ve taşınmazın tapusunun iptaliyle dahili davalı-karşı davacı Artin mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, taşınmazın kayıt maliklerinin kim olduğu bilindiği ve taşınmaz icareli vakıf malı olduğundan asıl dava ile hukuki yarar yokluğundan A.. K.. mirasçılarının tescil isteğinin reddine ve karşı davadaki ecrimisil isteğinin kısmen kabulü ile 9.055,64 TL ecrimisil bedelinin davacı- karşı davalı M.. R..'den tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, asıl davanın reddine ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmaz 31.08.1933 tarihli kadastro beyannamesine göre 1940 yılında A.. K.., M.. ve K.. adına tapuya tescil edilmiştir.

4721 sayılı TMK'nun 713/2. maddesinde. “Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” Yine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15/2.maddesinde.

“Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir.” denilmektedir.

Somut olayda, davacının dayandığı malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması hali; kütükteki bilgi ve belgelerden malikin kim olduğunun çıkarılamaması, genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmiş olması veya tapu kaydının nam-ı mevhum adına (mevcut olmayan bir şahıs) tescil edilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir.

Kadastro beyannamesindeki açıklamalar ve dayanak kayıtlara göre kayıt malikinin tapu kütüğünden anlaşılamadığı ileri sürülemeyeceğinden davacı vekilinin malikin kim olduğu bilinmeyen hukuki sebebine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi doğrudur.

Ancak davacı, aynı zamanda ölüm nedenine de dayanmıştır. TMK'nun 713/2 maddesindeki ölüm nedeni Anayasa Mahkemesi'nin 17.03.2011 tarih, 2009/58 Esas, 2011/52 sayılı Kararının 27.03.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ilamı ile iptal edilmişse de, Dairenin sapma göstermeyen uygulamalarında, Anayasa Mahkemesi'nce yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.02.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise, bu tür hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmektedir.

Kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında, dava, kayıt malikine, kayıt maliki ölüyse mirasçılarına yöneltilerek açılır. TMK’nun 713/2. fıkrası gereğince, açılan davalarda Hazine, TMK'nun 501. maddesi uyarınca son mirasçı sıfatıyla hasım gösterilmektedir. TMK’nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkündür. Kayıt maliklerinden Artin Körpeyan mirasçıları tespit edilerek davada taraf olmaları sağlanmış ise de, Marina ve Katerina mirasçıları belirlenip davada taraf sıfatıyla yer almamıştır.

Bilindiği üzere, bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesiyle mümkün olur. HUMK'nun 73. maddesinde.

“Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde Hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez,” denilmektedir. Madde metninde açıkça görüldüğü üzere taraflar, yöntemine uygun bir biçimde davet edilmedikçe Mahkemece karar verilemez. Aynı durum Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 27. maddesinde de.

“Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler” amir hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddede yer alan “hukuki dinlenilme hakkı" tabiriyle 73. maddesindeki durum ifade edilmiştir. Bu hak, Anayasa'nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Bu hak iddia ve savunma hakkı olarak

bilinse de iddia ve savunma hakkından daha geniş ve daha üst bir kavram olarak nitelendirilmektedir.

Öyleyse Mahkemece yapılacak iş; kayıt malikleri Marina ve Katerina'nin varsa mirasçılarının kesin bir biçimde saptanabilmesi bakımından; anılan kayıt maliklerinin hasımlı olarak alınmış veraset belgelerinin alınıp dosyaya konulması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması; mirasçılık belgesine göre belirlenecek yöntem ile taraf teşkili sağlanarak davanın yürütülmesi, mirasçısı yoksa TMK'nun 501. maddesi gereğince son mirasçının Hazine olduğu gözetilerek davaya devam edilmesidir.

Öte yandan tapu kaydında taşınmazın Sultan Beyazıt Vakfından icareli olduğu şerhi bulunmaktadır. Davaya dahil edilen Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili, taşınmazın vakıf malı olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürdüğüne göre, vakfa ait vakfiye, buna ilişkin kayıt ve belgelerin Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden istenmesi, taşınmazın vakıf malı olduğunun anlaşılma durumunda, vakıflar konusunda uzman (akademisyen) bilirkişi ya da bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, vakfın türünün belirlenmesi, bundan sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

Kabule göre de, dava konusu taşınmaza kayyım olarak atanan İstanbul Defterdarı tarafından açılan davada, Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.03.2009 tarih, 2008/30 Esas, 2009/96 Karar sayısı ile 10.620 TL ecrimisil bedelinin davalı M.. R..'den tahsiline karar verildiği ve hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği dikkate alınmadan ve davacı- karşı davalı tarafından bu tarihten sonra kesinleşen mahkeme kararı gereğince İstanbul Defterdarlığı'na ecrimisil ödenip ödenmediği ve böylece mükerrer ödeme bulunup bulunmadığı araştırılmadan ecrimisil bedeline hükmedilmesi de doğru değildir.

Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerindedir. Kabulüyle hükmün, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK'nun m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı Melahat'e iadesine, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/4009, K. 2014/22508, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4009
Karar No
2014/22508
Tarih
18 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4011 K.2014/24632
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/4013 K.2014/7026
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/4020 K.2014/7021
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/4021 K.2014/36039
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/4027 K.2014/27134
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4035 K.2014/24618

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.