İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/4341 K.2014/11910

H.. K.. ile A.. K.. aralarındaki boşanmadan sonra açılan mal paylaşımı davasının reddine dair Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.09.2011 gün ve 532/658 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde…

Esas2014/4341Karar2014/11910Tarih10 Haziran 2014Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2014/4341 E., 2014/11910 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2014
Mahkemesi
Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
06/09/2011
Numarası
2010/532-2011/658
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma

H.. K.. ile A.. K.. aralarındaki boşanmadan sonra açılan mal paylaşımı davasının reddine dair Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.09.2011 gün ve 532/658 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin mal ayrılığı rejimine dönüştürülmesini, vekil edeninin evlilik sırasında ki kişisel kazanımları ve paylaşım dışında kalan tüm mal varlığının değerlerinin korunması ve tarafların dosya içerisinde mevcut dilekçelerinde belirtilen mallara ait pasif değerler düşüldükten sonra 1/2'şer oranında paylaştırılması suretiyle mal rejiminin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yan, taraflar arasında 2005 yılında Noterlikte “mal ayrılığı sözleşmesi” düzenlendiğini, hukuki dayanaktan yoksun olan iş bu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, “...taraflar arasında Ankara 35. Noterliği'nin 28.11.2005 tarih ve 27990 yevmiye numaralı mal ayrılığ sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin hata hile sebebiyle iptali için açılan davanın red edildiğini ve red kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, bu durumda, davacının davasını ispat edemediği...” gerekçeleriyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı sebeplerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve ekteki öteki dosyaların incelenmesinden; davanın tarafları 06.07.2002 tarihinde resmi memur önünde evlenmişlerdir. 10.03.2010 tarihinde açılan boşanma davası kabulle neticelenmiş ve 24.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Eşler arasında boşanma davasının açıldığı tarihte TMK'nun 225/son maddesi uyarınca mal rejimi sona ermiştir.

4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine dair Kanun'un 4. maddesi: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. kitabından 3. kısım hariç olmak üzere (TMK'nun 118 ila 395 maddeleri) kaynaklanan tüm davalara aile mahkemesi'nce bakılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu nedenle, davada ileri sürülen istek bakımından 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca iş bu davaya bakmakla görevli mahkeme aile mahkemesidir. Bilindiği üzere, görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece, yargılamanın her aşamasında res'en dikkate alınması zorunludur.

Ne var ki, yerel mahkemece, davaya, özellikle tensip zaptı ve oturum tutanaklarında yazılı başlıklar nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılıp görülmüş ise de, Gölbaşı/Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin aile mahkemesi sıfatıyla 2010/178 Esasta kayıtlı davanın tarafları arasındaki boşanma davasının 08.06.2010 tarihli oturumunda tefrik kararı verilerek temyize konu iş bu dosyanın yukarıda yazılı esasa kaydedildiği ve davanın taraflarınca verilen bir kısım dilekçelerin aile mahkemesi sıfatıyla mahkemeye sunulduğu dikkate alındığında iş bu davaya mahkemenin aile mahkemesi sıfatıyla baktığı kabul edilerek bu konu bozma sebebi

yapılmamıştır.

Öte yandan, taraflar arasındaki Ankara 35. Noterliği'nde düzenlenen 28.11.2005 tarih ve yevmiye numaralı mal ayrılığı sözleşmesinin hata hile sebebiyle iptal için açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verildiği ve temyiz edilmekle onanarak kesinleştiği dosya ekindeki incelenen dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Ayrıca, noterlikte düzenlenen sözleşmesi nedeniyle, karşı taraf, Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet edilmiş ise de, takipsizlik kararı verildiği ve itiraz edilmekle Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'nce itirazın reddedildiği görülmüştür. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir.

Uyuşmazlık, 06.07.2002 tarihinde evlenen davanın taraflarının Noterlikte düzenlenen 28.11.2005 tarih ve yevmiye numaralı mal ayrılığı sözleşmesinin dikkate alınarak öncesi ve sonrası için ihtilafın çözümlenmesi gerekmektedir.

Hemen belirtmek gerekir ki, 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 10/1 maddesi: Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabii oldukları mal rejimi aynen devam eder. Eşler, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başka bir rejimini seçmedikleri takdirde bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.

Yasa'nın emredici bu hükmü uyarınca ve aynı Kanun'un 10/3. maddesi ise; şu kadar ki, eşler, yukarıda öngörülen bir yıllık süre içerisinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejimini evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirler düzenlemede yapılmıştır. Söz konusu bu düzenlemeler ortaklaşa değerlendirildiğinde: eşlerin geçmişe etkili olarak sadece yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimini seçebilecekleri açıktır.

Eş anlatımla, taraflar geçmişe etkili bir biçimde edinilmiş mallara katılma rejimi dışında Kanunun tanıdığı başka seçimlik bir mal rejimini (mal ortaklığı, mal ayrılığı ya da paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinden birini) evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere seçemezler ve belirleyemezler. Dolayısıyla, böyle bir belirleme yok hükmünde olup kamu düzenine ilişkin bu yasal sınırlama sözleşme serbestisi kurallarına dayanılarak aşılamaz.

Mal ayrılığı sözleşmesi tarihinden boşanma tarihine kadar yukarıda kapsamlıca açıklanan kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince taraflar arasında ki mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu yönündeki mahkemenin kabulü isabetlidir. Ancak, dava konusu yukarıda tarih ve yevmiye numarası yazılı mal ayrılığı sözleşmesi tanzim tarihinden geçerli olmak üzere hüküm doğuracağı fakat, yukarıdaki açıklamalar gereğince geçmişe etkili olamayacağı dikkate alınarak 06.07.2002 tarihinden sözleşmenin imzalandığı tarihe kadar davanın tarafları arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu tartışmasızdır.

Hal böyle olunca, mahkemece özellikle dava dilekçesinde dava konusu yapılan ve evlilik birliği sırasında edinildiği iddia edilen mallardan hangilerinin yanlar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiklerinin araştırılması, tereddüt halinde dava dilekçesinin davaya konu malların ve değerlerinin davacı tarafa açıklattırılması, tarafların bu konudaki tüm delillerinin kapsamlıca toplanması,

bundan sonra eklenecek değerlerden (TMK'nun 229) ve denkleştirmeden (TMK'nun 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK'nun 219) toplam değerinden mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK'nun 231) yarısı üzerinden (TMK'nun 236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması, TMK'nun 227. maddesi hükmü uyarınca eşlerden biri, ötekine ait malın edinilmesine,

iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygunu bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekirken açıklanan bu konulara uygun olmayacak biçimde ve yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu sebeplerle yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yine 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/4341, K. 2014/11910, 10 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4341
Karar No
2014/11910
Tarih
10 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/4341 K.2014/15904
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/4342 K.2014/22658
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/4342 K.2014/11853
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/4342 K.2014/4795
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/4342 K.2014/16931
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/4343 K.2014/11093

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.