KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/461 E., 2015/6640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, borçlular aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle ..... İcra Müdürlüğü'nün 2012/563 Tal. sayılı dosyası ile 11/10/2012 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, haczedilen malların davalı üçüncü kişiye ait olduğunu tevsik edici bir belgenin davalı tarafından ibraz edilemediğini, borçluyla üçüncü kişinin birlikte hareket ederek alacaklıdan mal kaçırarak hileli devir yaptıklarını davanın kabulü ile davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davanın kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, İİK'nun 99. maddesinde tazminata yer verilmemiş olması nedeniyle davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
1- Kural olarak, istihkak davasında borçlunun davalı gösterilmesi için üçüncü kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmış olması gerekir. Borçlunun üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunması veya haciz sırasında hazır bulunmasına karşın üçüncü kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmaması ya da İİK’nun 96/2. maddesi gereği yokluğunda yapılan üçüncü kişinin istihkak iddiası kendisine bildirilmesine rağmen verilen 3 günlük süre içinde itiraz etmemesi durumunda istihkak davasında davalı gösterilmesine gerek yoktur. Çünkü bu durumda borçlu istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır.
Haciz sırasında hazır bulunmayan ve dava konusu menkullerin haczine ilişkin tutanak İİK’nun 103.maddesi uyarınca kendisine tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı çıkıp çıkmadığı anlaşılamaz. Mahkemece yapılacak iş öncelikle borçluya yöntemince çıkartılacak açıklamalı davetiye ile davaya katılma olanağı sağlanması, duruşmaları takip etmesi halinde istihkak iddiasına karşı tutumunun belirlenmesi, varsa delilleri de toplanarak yargılamaya devam edilmesi gerekir. Bu bağlamda davanın borçluya yöneltilmesi gerektiği dikkate alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedeni oluşturur.
Somut olayda, dava konusu haciz sırasında borçlular haciz yerinde hazır değildir. Kendilerine İİK’nun 103.maddesi uyarınca haciz tutanağı tebliğ edilmemiştir. Üçüncü kişinin açtığı davada taraf olarak da gösterilmediği için istihkak iddiasına karşı tutumları da belirsizdir. Bu koşullarda borçluların yapacağı savunma ve sunacağı deliller işin esasına etki edecek mahiyette olup, davaya dahil edilme noktasında borçluların hukuki yararlarının bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle takip borçlularının davalı sıfatı ile duruşmalara katılmasının sağlanması, taraf teşkilinden sonra işin esasına girilerek, toplanacak delillere göre bir karar verilmelidir.
Belirtilen husus dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/461, K. 2015/6640, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama